Yetiştiricilik
DIŞ MEKAN SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ
Dış mekan süs bitkileri çevre düzenlenmesinde kullanılan süs bitkileridir. Bu bitkiler; kullanıldıkları alanı güzelleştirmekten başka sosyal, kültürel, insan ve çevre sağlığı ve turizm açısından çok büyük önem taşımaktadır.
Dış mekan süs bitkilerinin bir kısmı bazı bölgelerde çok iyi yetişirken, diğer bazı bölgelerde ise gelişemeyebilir. Bu nedenle üretim yapılacak uygun bitkileri seçmek gerekir. Bölgeye uymayan türleri üretmek boşa giden emek demektir.
Yetiştirilecek olan dış mekan bitki türlerinin seçiminde ihtiyaç en önemli unsurlardan biridir. Her bölgede çok sevilen ve kullanılan bitkiler yetiştirme tercihi olmalıdır. Arz talep durumuna göre bitki çeşidi ve miktarı belirlenmek zorundadır. Ülkemizde süs bitkileri üreticileri kendileri için önemli gördükleri bitkilere ve yetiştirme tekniklere ağırlık vererek daha başarılı olmaktadır.
Çevre düzenlemesinde kullanılan dış mekan süs bitkileri çeşitli özelliklere göre gruplandırılmışlardır.
1. Ağaç ve ağaççıklar
a) İbreli ağaç ve ağaçcıklar
b) Yapraklı ağaç ve ağaçcıklar
1. İbreliler (iğne yapraklılar)
2. Yapraklılar
Bu grupta yer alan ağaç ve ağaççıklar genelde herdem yeşil ve iğne yapraklı formdadırlar.
İbreli ağaç ve ağaççıklar çevre düzenlemesinde en önemli bitkilerden biridir. Peyzaj mimarisinin temel ilkelerine uygun olarak yapılan düzenlemelerde estetik açıdan, form ve norm değerleri bakımından en önde gelen bitkilerdir.
Tüketim ve üretimleri göz önüne alınarak belli başlı
ağaçları şöyle sıralayabiliriz.
|
LATİNCE ADI
|
TÜRKÇE ADI
|
FAMİLYASI
|
|
Abies concolor |
Göknar
|
Pinaceae
|
|
Abies nordmanniana |
Doğu Karadeniz Göknarı |
Pinaceae
|
|
Araucaria araucana |
Falkland Çamı |
Araucariaceae
|
|
Cedrus atlantica |
Atlas Sediri |
Pinaceae
|
|
Cedrus deodara |
Himalaya Sediri |
Pinaceae
|
|
Cedrus libani |
Lübnan Sediri |
Pinaceae
|
|
Chamaecyparis lawsoniana |
Yalancı Servi |
Cupressaceae
|
|
Cryptomeria japonica |
Alev Ağacı |
Taxodiaceae
|
|
Cupressus arizonica Greene |
Arizona Servisi |
Cupressaceae
|
|
Cupressus sempervirens |
Mezarlık Servisi |
Cupressaceae
|
|
Juniperus communis |
Ardıç
|
Cupressaceae
|
|
Juniperus horizontalis |
Yayılıcı Ardıç |
Cupressaceae
|
|
Juniperus sabina |
Sabin Ardıcı |
Cupressaceae
|
|
Picea abies |
Ladin
|
Pinacea
|
|
Picea glauca |
Mavi Ladin |
Pinacea
|
|
Picea orientalis |
Doğu Ladin |
Pinacea
|
|
Picea pungens |
Ladin
|
Pinacea
|
|
Pinus nigra |
Karaçam
|
Pinacea
|
|
Pinus pinea |
Sahil Çamı |
Pinacea
|
|
Pinus sylvestris |
Sarı Çam |
Pinacea
|
|
Pseudotsuga menziesii |
Duglas
|
Pinacea
|
|
Sequoria sempervirens |
Sekoya
|
Taxodiaceae
|
|
Taxus baccata |
Porsuk
|
Taxaceae
|
|
Thuja occidentalis |
Batı Mazısı |
Cupressaceae
|
|
Thuja oriantalis |
Doğu Mazısı |
Cupressaceae
|
|
Tsuqa heterophylla |
|
Pinaceae
|
|
Tsuga canadensis |
|
Pinaceae
|
Yapraklı ağaç ve ağaççıklar bahçe ve park çevre düzenlemesinde, karayolları peyzajında, çeşitli çevre düzenlemelerinde, ibreliler gibi en önemli bitki türlerindendir. Gövde yapıları, yaprak şekilleri, renkleri, formları, değişik mevsimlerde oluşan çiçek, meyve ve yaprak renkleri ile istenilen renk cümbüşünü sağlayan bitkilerdir. İbrelilerle birlikte koruluk ve ormanlık alan oluşturmalarda kullanılmaları daha sağlıklıdır. Yapraklı ağaç ve ağaççıklar peyzaj planlamada ibreliler gibi temel taşlardan biridirler. Üretim ve tüketim açısından önemli bazı yapraklı ağaç ve ağaççıkları şöyle sıralayabiliriz.
Çizelge 2: Yapraklı Ağaç ve Ağaççıklar
|
LATİNCE ADI
|
TÜRKÇE ADI
|
FAMİLYASI
|
|
Acer campestra |
Akçaağaç
|
Aceracee
|
|
Acer japonicum |
Japon Akçaağacı |
Aceracee
|
|
Acer negundo |
Akçaağaç
|
Aceracee
|
|
Acer palmatum |
Akçaağaç
|
Aceracee
|
|
Acer pseudoplatanus |
Çınar Yapraklı Akçaağaç |
Aceracee
|
|
Acer saccharinum L. |
Şeker Akçaağacı |
Aceracee
|
|
Aesculus carnea |
At Kestanesi |
Hippocastanaceae
|
|
Aesculus hippocastanum |
At Kestanesi |
Hippocastanaceae
|
|
Albizia julibrissin |
Mimoza
|
Leguminosae
|
|
Ailanthus altissima |
Kokarağaç
|
Simaroubaceae
|
|
Alnus cordata |
Kızılağaç
|
Betulaceae
|
|
Arbutus onedo |
Kozayemiş
|
Ericaceae
|
|
Betula pendula |
Huş
|
Betulaceae
|
|
Buxus sempervicens |
Şimşir
|
Buxaceae
|
|
Carpinus japonica |
Gürgen
|
Carpinaceae
|
|
Carpinus betulus |
Gürgen
|
Carpinaceae
|
|
Castanea sativa |
Kestane
|
Fagaceae
|
|
Catalpha bignonoides |
|
Bignoniaceae
|
|
Celtis australis |
Çitlembik
|
Ulmaceae
|
|
Cercis siliquastrum |
Erguvan
|
Leguminosae
|
|
Cornus mas |
Kızılcık
|
Cornaceae
|
|
Corylus colurna |
Fındık
|
Corylaceae
|
|
Cotinus obovatus |
Bulut Ağacı |
Anacardiaceae
|
|
Crataegus monogyna |
Alıç
|
Rosaceae
|
|
Eucalyptus gunnii |
Okaliptus
|
Myrtceae
|
|
Faqus sylvatico |
Kayın
|
Fagaceae
|
|
Fraxinus excelsiör |
Dişbudak
|
Oleaceae
|
|
Gingko biloba |
Fosil Ağacı |
Gingbaceae
|
|
İlex aquifolium |
Çoban Püskülü |
Aquifoliaceae
|
|
Juglans regia |
Ceviz
|
Juglaneceae
|
|
Koelreuteria paniculata |
Güvey Kandili |
Sapindaceae
|
|
Laburnum alpinum |
Sarı Salkım |
Leguminoseae
|
|
Liriodendron tulipifera |
Lale Ağacı |
Mgnoliaceae
|
|
Maclura pomifera |
Maklora
|
Moraceae
|
|
Mognolia Grandiflora |
Manolya
|
Magnoliaceae
|
|
Malus floribunda |
Süs Elması |
Rosaceae
|
|
Morus alba |
Ak Dut |
Moraceae
|
|
Morus nigra |
Karadut
|
Moraceae
|
|
Platanus orientalis |
Çınar
|
Platanaceae
|
|
Populus alba |
Ak Kavak |
Salicaceae
|
|
Populus nigra |
Karakavak
|
Salicaceae
|
|
Populus canatensis |
Kanada Kavağı |
Salicaceae
|
|
Populus tremuloides |
Titrek Kavak |
Salicaceae
|
|
Prunus avium |
Süs Kirazı |
Rosaceae
|
|
Prunus cerasifera |
|
Rosaceae
|
|
Prunus serrulata |
|
Rosaceae
|
|
Pyrus communis |
Armut
|
Rosaceae
|
|
Quercus alba |
Ak Meşe |
Fagaceae
|
|
Quercus cerris |
Türk Meşesi |
Fagaceae
|
|
Quecus ilex |
Herdem Yeşil Meşe |
Fagaceae
|
|
Robinia pseudoacacia |
Yalancı Akasya |
Leguminoseae
|
|
Rhus typhina |
Sumak
|
Anacardiaceae
|
|
Salix alba |
Ak Söğüt |
Salicaceae
|
|
Salix babylonica |
Salkım Söğüt |
Salicaceae
|
|
Salix matsudana |
Kıvrım Söğüt |
Salicaceae
|
|
Sambucus nigra |
Mürver
|
Caprifoliaceae
|
|
Sorbus unedo |
Üvez
|
Rosaceae
|
|
Sophora japonica |
Zofora
|
Leguminoseae
|
|
Tilin cordata |
Ihlamur
|
Tiliaceae
|
|
Tila americana |
|
Tiliaceae
|
|
Ulmus glabra |
Karaağaç
|
Ulmaceae
|
|
Melia azedarach |
Tesbih
|
|
|
Liquidamber orientalis |
Güllük
|
|

Çalı formlu bitkiler çevre düzenlemesinde tamamlayıcı olarak rol alırlar. Özellikle çevre düzenleme ölçeği küçüldükçe çalıların önemi artar. Küçük park ve bahçelerde, teras katlarında, bina boşluklarında üstün peyzaj etkileri nedeniyle kullanılırlar. Üretim ve tüketim açısından önemli çalıları şöyle sıralayabiliriz.
|
LATİNCE ADI
|
Türkçe Adı
|
|
Acer palmatum “Atropurpureum” |
Kırmızı Yapraklı Akça Ağaç |
|
Amygdalis orientalis |
Badem
|
|
Aucuba japonica |
Japon Akübası |
|
Berberis stenophylla |
Kadın Tuzluğu |
|
Berberis thungbergii |
Kadın Tuzluğu |
|
Berberis vulgaris |
Kadın Tuzluğu |
|
Camellia japonica |
Kamelya
|
|
Casuarina angustifolia |
Demirağacı
|
|
Chaenomeles japonica |
Japon Ayvası |
|
Citrus microcarpa |
Turunç
|
|
Cornus mas |
Kızılcık
|
|
Cotoneaster franchettii |
Muşmula
|
|
Cotoneaster horizontalis |
Yayılıcı Muşmula |
|
Cycas revoluta |
Sikas
|
|
Eleagnus angustifolia |
İğde
|
|
Euonymus japonica |
Taflan
|
|
Fatsia japonica |
|
|
Forsythia intermedia |
Altınçanağı
|
|
Jasminum officinalis |
Yasemin
|
|
Lagerstromia indica |
Oya
|
|
Laurus nobilis |
Defne
|
|
Mahonia aquifolium |
|
|
Mimosa pudica |
Mimoza
|
|
Musa paradisiaca |
Muz
|
|
Myrtus communis |
Mersin
|
|
Nerium oleander |
Zakkum
|
|
Picea conica |
Konik Ladin |
|
Picea excelsa “compact” |
Bodur Ladin |
|
Pittosporum tobirana |
|
|
Phoenix canariensis |
|
|
Prycantha coccinea |
Ateş Dikeni |
|
Punica granatum |
Süs Narı |
|
Rhododendron simsii |
Orman Gülü |
|
Ribes aureum |
|
|
Rosa sp. |
Gül
|
|
Sambucus nigra var. aurea |
Altuni Mürver |
|
Skimnia japonica |
|
|
Spirea spp. |
Keçi Sakalı |
|
Syringa vulgaris |
Leylak
|
|
Tamarix tetrandra |
Ilgın
|
|
Viburnum opulus |
Kartopu
|
|
Yucca gloriosa |
Avize
|
5.2.3. Sarılıcı ve Tırmanıcılar:
Sarılıcı ve tırmanıcılar çevre düzenleme çalışmalarında tamamlayıcı rol üstlenirler. Balkon, kameriye, oturma grupları, ağaç altı düzenlemelerinde kullanılırlar. Ayrıca kamuflaj malzemesi olarak görüntüsü istenmeyen objelerin kapatılmasında kullanılır. Önemli sarılıcı ve tırmanıcı bitkilerden bazıları şunlardır.

Resim 2. Bouganvillea glabra (Gelin duvağı)
Çizelge 4. Sarılıcı ve Tırmanıcılar
|
LATİNCE ADI
|
TÜRKÇE ADI
|
|
Bouganvillea glabra var. Sanderiana |
Gelin Duvağı |
|
Cissus antartica |
Asma
|
|
Clematis montana |
-
|
|
Hedera helix |
Orman Sarmaşığı |
|
Bignonia venusta |
-
|
|
Ipomea purpurea |
Mavi Sarmaşık |
|
Compsis radicans |
Acem Borusu |
|
Lonicera caprifolium |
Hanımeli
|
|
Polygonum baldshuanicum |
Poligon Sarmaşığı |
|
Parthenosis quingifolia |
Amerikan Sarmaşığı |
|
Passiflora sp. |
Çarkıfelek
|
|
Thungbergia alata |
Turna Gagası |
|
Rosa sp. |
Sarmaşık Gül |
|
Wisteria sinensis |
Mor Salkım |
Park ve bahçelerde; toprak yüzeyini örten ve düz bir satıh elde etmede kullanılan, yürüyüş parkurları, spor tesisleri ve daha bir çok etkinliklerde yeşil halı örtüsü amaçlı çimler veya diğer yer örtücü bitkiler kullanılır. Çim yer örtücü bitkilerin en önemlisi ve vazgeçilmeyen ilk peyzaj elemanıdır. Çim alansız park, bahçe ve yeşil mekan düşünülemez. İnsanda en çok doğal ortam hissi uyandıran eleman çimdir.

Çim ekilmeden önce yabani otlarla mücadele yapılmalıdır. Alan bellendikten veya sürüldükten sonra yabancı maddeler alandan uzaklaştırılmalıdır. İlk tesviyeden önce toprağın besin durumuna göre ihtiyacı duyulan gübreler verilmelidir. İkinci tesviyeden sonra bölgelere göre en uygun çim tohumu karışımı mibzerle veya elle saçılarak ekilir. Bunun üzerine yanmış elenmiş ahır gübresi 2 cm olacak şekilde kapatılır. Bunun çim tohumunun rüzgarla uçmasını önlemek ve kuşlardan korumaktadır.
Bunundan sonra hafif bir silindirle üzeri batırılarak merdaneleme yapılır. Tohumun toprakla gübre arasında iyi bir teması sağlanır. İnce zerrecikler halinde sulama sistemiyle iyice sulanır. 20-25 gün sonra çim haline gelir.
Çok eğimli alanlarda atılan tohumlar su ve rüzgarlarla aşağı doğru taşınır. Bunu için şev 8-10 cm kalınlıkta samanla kapatılır. Kaplamadan önce samanlar hafif ıslatılıp m2’ye 300-700 g saman kullanılır İnce gözenekli tellerle samanın araziye tespiti sağlanır. Daha bu samanın üzerine m2’ye 60 - 80 g Suni gübre veya 100 - 200 g organik gübre verilir.
Çim tohumu nemli bölgelerde m2 ye 25-30 gr iken kurak bölgelerde 60-70 gr’a kadar çıkabilir. Kullanılan çim tohumu karışımları:
1. Lolium perenne
2. Festuca sp
3. Poa sp.
4. Agrostis sp.
5. Bermuda grass
6. Phleum pratense
7. Cynasurus cristatus’dır.
Ekimden sonra hemen sulama işi genellikle sabah erken ve akşam geç saatlerde olmak üzere günde 2 defa yapılmalıdır. Sık ve kısa aralıklarla biçilen çimlerin su ihtiyacı daha yüksektir. Ayrıca biçilen çim vegetatatif gelişme göstereceğinde su isteği fazlalaşır. Kurak periyotlarda suyun azalması çimin taze yeşil rengini kaybetmesine yol açar. Nisbi nemin değişmesi ise çimin karakteriyle, toprağın kimyevi yapısını da değiştirir. Çim köklerinin yayılma hızı 2-6 cm’dir.
Toprak tamamen kurumadan ve sertleşmeden sulanmalıdır. Ortalama çim alanların su istekleri m2’ye 5-10 lt’dir. Bu oran sulama yapıldığı zamana göre değişir. Gündüz yapılan sulamalarda ısı ile oluşacak transpirasyon nedeniyle su tüketimi artar. Sabahın erken ve akşamın geç saatlerinde sulamak esastır.
Çimi sık sık ve kısa biçimde yapılmak suretiyle kadife görünümlü sahalar elde edilir. Bununla çiçek ve tohuma kalkmaları önlenir ve vejetatif gelişmeleri daha kuvvetli olur. İlk biçim çim 15 cm boylanınca yapılır. İlk iki biçimden sonra çim biçme makinesi kullanmak faydalıdır. Yeni tesis edilen saha kurak havalarda nemli tutulmalı, çim boyu 6 cm’yi geçince merdanelenmeli ve tırpanla ilk biçim yapılmalıdır. İlk biçimden sonraki merdaneleme vejetatif gelişmeyi kuvvetlendirir. Erken İlkbaharda yapılacak İlk 2 biçim daha sonraki biçimlerden daha uzun olmalıdır. İdeal çim biçme uzunluğu 4-5 cm’dir. Soğuk ve sıcak dalgalarının ani olduğu zamanlarda biçim yapılmamalıdır. Ortalama 10-12 günde bir biçim şekli esastır. Dikkat edilecek önemli bir husus ta her biçimde aynı istikametin kullanılmasıdır. Buna uyulursa çim kökleri daha sağlıklı ve sağlam olur.
Tesis edilen çim sahalarına değişik organik ve inorganik gübreler toz veya eriyik halde verilir. Gübreleme sadece besin takviyesi bakımından değil toprak strüktürünün düzelmesinde de rol oynar. Verilecek gübrenin seçiminde mevcut toprağın yapısı ve çim alandan faydalanma şekli tesir eder. Çim sahalarında yılda iki defa 0,5 cm’yi geçememek üzere ince elenmiş komposto toprağı serpilir. Bu kompostun zararlı ot tohumundan arınmış olması gerekir. Kompost toprağı besince fakirse m3’üne 800 gr Süper fosfor 300 gr kalsiyum, 500 gr azotlu gübre karıştırılır.Asitliliği fazla ise m3 ne 1-3 kg CaCo3 karıştırılır. Kompost toprak Şubat-Mart aylarında yapılır Bunun için 100 m2’ye 0,3-0,5 m3 kompost gereklidir.
Çim sahalarda periyodik olarak suni gübre verilmesi vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Yılda en az iki defa uygulanması gerekir. En uygun zaman İlkbaharda kompost toprağa karıştırılarak verilmesidir. Mayıs-Ağustos ayları arasında 4-6 haftada bir yapılan azotlu gübreleme (100 m2’ye 1 kg amonyum sülfat) başarı sağlar.
Çim bitkilerine yapraklarının yaş olduğu zamanlarda inorganik gübre verilmemelidir. Çünkü yaş yaprak üzerine düşen gübre ayrışarak asit meydana getirir ve bitkiyi yakar. Bu bakımdan yapraklar kuru iken verilen inorganik gübre, gübrelemeden hemen sonra sulanmalıdır.
Kireç verilen topraklarda yabani otlar fazla gelişme gösterdiğinden solucan faaliyeti gözlenen yerde kirece ihtiyaç yoktur. Çimler genellikle orta asit ve az asitli topraklardan hoşlanırlar. Ancak fazla asit nedeniyle çimin zarar gördüğü topraklarda kireçleme yapılır. Asit fazlalığın belirtileri yosunlaşma, sazlar ve benzeri zararlı bitkilerin gelişmeye başlamasıdır. Bu durumlarda hektara 500-600 kg CaCo3 son ve İlkbaharda çim daha üzerine serilmelidir. Fazla asitliliğe rağmen çim bitkileri zarar görmüyorlarsa kireçleme yerine ha’a 250 kg kalkerli gübre verilmelidir. Çim sahalarda en erken kireçleme 3-4 senede bir yapılır.
Çim alanlarının merdanelenmesi herşeyden önce geçirgen ve orta derece geçirgen topraklar içindir. Merdaneleme çimin vejetatif gelişmesini artırır. Fakat sık sık çiğnenen ve killi karakterli topraktaki bu işlem fayda yerine zarar getirir. 100 kg ağırlığındaki yeterlidir.
Yeni tesis edilmiş çim sahalarda ilk biçimden evvel ve sonra 50 kg’lık merdane yeterlidir. Bu işlemle yeni çim fidelerinin toprağa daha sıkı tespiti sağlanır. Spor sahalarında merdane ağırlığı 250 kg’a kadar çıkabilir.
Don ve nemli koşullarda merdaneleme yapılmaz. Fazla merdaneleme çim gövde aksamına zarar vereceğinde sıkça yapılmamalıdır.
Sık yapılı topraklarda çimin kökleri genellikle rahat gelişemezler Bu nedenle de gerekli su ve besin maddelerinden tam olarak yararlanamazlar . fazlaca çiğnenen spor ve oyun sahalarında da aynı durum gözükür. Bu amaçla kullanılabilecek tahta yada demir uçlu aletlerle hem sıkışık toprağın yer yer gevşemesi hem de havalandırılması sağlanır. Hava deliklerinin derinliği toprağın sıkışıklık derecesiyle ilgili olarak 5-12 cm arasında değişir. Fazla geçirgen kumu bol topraklarda bu işleme gerek yoktur.
İlk ve Sonbaharda çim sahalarda kesilmiş çim, yosun yaprak v.b. gibi artıkların temizlenmesi gerekir. Tırmıklama yapılırken çim gövde ve köklerinin zarar görmemesi gerekir.
Yer örtücü bitkiler dikiminden önce büyüyünce alacaklı büyüklük ve boyutların bilinmesi gerekir. Bunun yanı sıra çeşitler için uygun yer seçimi yapılır. Küçük alanlarda, bina çevrelerinde kısa zamanda örtüye sahip olmak için daha sık dikim yapılır. Buna karşın geniş alanlarda daha seyrek dikim yapılır.
Yer örtücü bitkilerle çalışmanın amacı toprağı en uygun nemi tutabilecek hale getirmektir. Kumlu topraklarda çok az odunsu bitki iyi bir gelişme gösterebilir. Buna karşılık kötü drenajlı killi topraklarda yetişme açısından zorluk çekebilir.
Yer örtücü bitkilerin en önemli işlevlerinden biriside toprak erozyonunu önlemektir. Aslında tüm bitkiler bu görevi bir noktaya kadar yaparlar. Eğimli alanlarda eğim artıkça toprağı korumak zorlaşır. Düşük eğimlerde her cins bitki dikimi yapılabilmesine rağmen eğim arttıkça daha özel bitki seçimi yapılmalıdır. Bu seçilecek bitkiler büyük ve sağlıklı bitkiler olmalıdır. Belli başlı en önemli yer örtücü bitkiler şunlardır.
|
LATİNCE ADI
|
||
|
Achilea millefolium rosea |
|
Marrubium parsiflorum |
|
Achiliea tomentosa |
|
Phlomus armeniaca |
|
Akebia quinata |
|
Phragmites commino |
|
Arabis alpina |
|
Rhus caria |
|
Arctostaphylos ova-ursi |
|
Rosa hemisphaerica |
|
Arenaria baledrica |
|
Salvia cryptantha |
|
Artemisa stelleriana |
|
Sedlum acre |
|
Asarum coudatum |
|
Serastium tomentosum |
|
Caluna vulgaris |
|
Scirpus tacustris |
|
Campanula medium |
|
Thpha angustifolia |
|
Cerastium tomentosum |
|
Thymus jankae |
|
Convalloria mejalis |
|
Teucrium polium |
|
Cornus sibirica |
|
Viburnum lantana |
|
Cotoneaster dammerii |
|
Evonymus fortunei |
|
Cistus kewensis |
|
Lavondula angustifoli |
|
Erica alba |
|
İberis sempervirens |
|
Ephedra majör |
|
Potentilla fruticosa |
|
Genista aubertii |
|
Hypericum calycinum |
|
Kochia prostata |
|
Juniperus communis |
|
Lycium barbarum |
|
Juniperus horizontalis |
|
|
|
Nepeta mussini |
5.2.5. Çiçekler ve Otsu Bitkiler
Çevre düzenlemesinde renk olarak ve birim alanda en fazla etki yaratan bitki türleridir. Çiçekler olmadan herhangi bir bahçe, park, spor tesisi düşünülemez. Kişilerde yaşama sevincini uyandıran, hayata bağlayan ve neşe veren bitkiler çiçeklerdir. Çiçekler tek yıllık ve çok yıllık diye sınıflandırılabilir. Tek yıllık çiçekler yazlık ve kışlık yetiştirilmeleri nedeniyle de sınıflandırılabilirler. Dış mekan bitkilerinin bu son bölümünü kapsayan bitkileri önem ve kullanım açısından şöyle sıralayabiliriz.
Çizelge 6. Çiçekler ve Otsu Bitkiler
|
LATİNCE ADI
|
TÜRKÇE ADI
|
|
Achimines hybrid
|
Gelin duvağı
|
|
Anemone apennia
|
Manisa lalesi
|
|
Aubretia deltoidea
|
|
|
Alyssum saxatile
|
|
|
Arabis albida
|
|
|
Aquilegia sp
|
Haseki küpesi
|
|
Aster varieties
|
Saraypatı
|
|
Ageratum hybrid
|
Vapur dumanı
|
|
Antirrhinum majus
|
Aslan ağzı
|
|
Bellis perennis
|
Koyungözü
|
|
Begonia sp.
|
Begonya
|
|
Celosia plumosa
|
Horoz ibiği
|
|
Chrysanthemum sp
|
Kasımpatı
|
|
Calendula officinalis
|
|
|
Dianthus alpinus
|
Karanfil
|
|
Dianthus barbatus
|
Karanfil
|
|
Dianthus deltoides
|
Karanfil
|
|
Dahlia dwarf hybrid
|
Yıldız
|
|
Delphinium hybrid
|
Yüksük otu
|
|
Eschscholzia californica
|
İngiliz kadifesi
|
|
Convollaria majalis
|
Müge
|
|
Gazania hybrid
|
|
|
Gaillardia aristata
|
|
|
Hydrangea anomola
|
Ortanca
|
|
Iris laevigata
|
Süsen
|
|
Kniphofia hybrid
|
Fırça çiçeği
|
|
Lobelia tenuior
|
|
|
Mesembryanthemum ciriflorum
|
Kazayağı
|
|
Nepeta sp.
|
|
|
Nymphaea stellata
|
Nilüfer
|
|
Pelergonium sp.
|
Sardunya
|
|
Phlox drummondii
|
Alev
|
|
Primula vulgaris
|
Çuha
|
|
Petunia sp.
|
Petunya
|
|
Papaver rhoeasvarieties
|
Tütün
|
|
Ronunculus aquatilis
|
|
|
Tagetes patula
|
Kadife
|
|
Sedum acre
|
Dam koruğu
|
|
Senecio maritima
|
Sinerya
|
|
Vinca sp.
|
Menekşe
|
|
Vinca rosea
|
Rozet
|
|
Zinnia sp.
|
İran halısı
|

Resim 4. Paeonia ve Delphinium (Şakayık ve Yüksük otu)
Fidanlık işletmeciliğinin temel amacını oluşturan bitki üretimi; bilgi, deneyim ve planlamayla birleştiği zaman işletmeler başarılı olur.
Dış mekan süs bitkilerinin üretimi iki temel tekniğe dayanır.
1. Generatif (tohumla) çoğaltma
2. Vejetatif çoğaltma
Generatif (tohum) çoğaltma yöntemiyle çok miktarda, ucuz ve kolay fidan üretimi sağlanır. Bu çoğaltma yönteminde ona temel olan tohum hakkında bazı bilgileri dikkate almak gerekir. Öncelikle hangi üretim tohum ile çoğaltılacağına karar vermek gerekir. Daha sonra tohumların teminine çalışılır. Tohumlar bizzat anaçlardan toplanabildiği gibi, bu işin ticaretini yapan kuruluşlardan da satın alınabilir.
Çizelge 7. Önemli Dış Mekan Bitkilerinin Çiçeklenme, Tohum Alma ve Tohumların Doğal Saçılma Zamanları
|
TÜRLER
|
ÇİÇEK ZAMANI
|
TOHUM ALMA
|
TOHUM SAÇMA ZAMANI
|
|
AKÇAAĞAÇLAR
|
|
||
|
Acer Campestra
|
Nisan-Mayıs
|
Ekim
|
Ocak
|
|
Acer Palmatum
|
Nisan
|
Ağustos
|
Kasım
|
|
Acer Platanoides
|
Mart-Nisan
|
Ekim
|
Şubat
|
|
Acer Pseuodoplatanus
|
Nisan
|
Eylül
|
Ekim
|
|
Acer Rubrum
|
Mart-Nisan
|
Nisan
|
Haziran
|
|
Acer Saccharinum
|
Mart
|
Nisan
|
Haziran
|
|
At Kestanesi
|
|
||
|
Aesculus hippocastonun
|
Nisan-Mayıs
|
Eylül
|
Ekim
|
|
KOKAR AĞAÇ
|
|
||
|
Ailonthus altissine
|
Haziran
|
Eylül
|
Kasım
|
|
KIZIL AĞAÇ
|
|
||
|
Alnus cordata
|
Şubat-Nisan
|
Eylül
|
Ocak
|
|
Alnus İncana
|
Mart-Mayıs
|
Eylül
|
Aralık
|
|
KADIN TUZLUĞU
|
|
||
|
Berberis thunbergi
|
Mayıs-Haziran
|
Eylül
|
Ekim-Kasım
|
|
Berberis vulgaris
|
Mayıs-Haziran
|
Eylül
|
Ekim-Kasım
|
|
HUŞ
|
|
||
|
Betula pubescens
|
Nisan
|
Ağustos
|
Aralık-Ocak
|
|
GÜRGEN
|
|
||
|
Corpinus petinus
|
Mart
|
Kasım
|
İlkbahar
|
|
Çitlenbik
|
|
||
|
Celtis occidentalis
|
Mayıs
|
Ekim
|
Aralık
|
|
Erguvan
|
|
||
|
Cercis siliquastrum
|
Mayıs
|
Eylül
|
Ekim
|
|
Kızılcık
|
|
||
|
Cornus mas
|
Şubat-Mart
|
Eylül
|
Ekim-Kasım
|
|
Dağ Muşmulası
|
|
||
|
Cotoneaster franchettii
|
Mayıs
|
Ekim
|
Kasım-Aralık
|
|
Alıç
|
|
||
|
Crataegus monogyna
|
Mayıs
|
Eylül
|
Ekim
|
|
Crataegus oxycantha
|
Mayıs
|
Eylül
|
Ekim
|
|
Katır Tırnağı
|
|
||
|
Cytissus scoparius
|
Mayıs
|
Eylül
|
Kasım
|
|
İğde
|
|
||
|
Eleagnus angustifolia
|
Haziran
|
Ekim
|
Kasım
|
|
Okaliptus
|
|
||
|
Eucalyptus sp.
|
Mayıs
|
Haziran
|
Haziran
|
|
Kayın
|
|
||
|
Fagus sp.
|
Mayıs
|
Eylül
|
Kasım
|
|
Dişbudak
|
|
||
|
Fraxinus angustifolia
|
Mayıs
|
Eylül
|
Aralık
|
|
Fraxinus excelsior
|
Nisan
|
Ağustos
|
Ocak
|
|
Çoban Püskülü
|
|
||
|
Ilex aquifolium
|
Mayıs
|
Kasım
|
Şubat
|
|
Sarı salkım
|
|
||
|
Laburnum anagyroides
|
Mayıs-Haziran
|
Eylül
|
Ekim
|
|
Lale ağacı
|
|
||
|
Liriodendron tulipifera
|
Haziran
|
Ekim
|
Kasım
|
|
MAHONYA
|
|
||
|
Mahonia aquifolium
|
Şubat-Mayıs
|
Ağustos
|
Ekim
|
|
ÇINAR
|
|
||
|
Platanus orientalis
|
Mayıs
|
Ekim
|
Kasım
|
|
MEŞE
|
|
||
|
Quercus petraca
|
Mayıs
|
Eylül
|
Kasım
|
|
Quercus robur
|
Mayıs
|
Eylül
|
Kasım
|
|
YALANCI AKASYA
|
|
||
|
Robinia pseudoacacia
|
Haziran
|
Aralık Ocak
|
Ocak
|
|
MÜRVER
|
|
||
|
Sambucus nigra
|
Haziran
|
Ağustos
|
Ekim
|
|
IHLAMUR
|
|
||
|
Tilia cordata
|
Haziran
|
Ekim
|
Kasım
|
Tohumun hasadı sırasında olduğu kadar bunu izleyen işlemlerde tohumun canlılığı bakımından önem taşır. Çimlenme gücü en yüksek tohumlar bile hasat sonrası yapılan hatalı işlemlerle çimlenme güçlerini tamamen kaybedebilirler.
Ağaçlar çalılar ve diğer süs bitkilerinin tohumlarını ekim mevsimine kadar veya gelecek yılların ihtiyacı için kullanmak üzere daha uzun süre sağlıklı bir şekilde sağlamak gerekir. Tohumlar ayıklanıp temizlendikten sonra ekim zamanına kadar serin ve havadar yerlerde saklanırlar.
Ağaç çalı ve diğer süs bitkileri türlerinde tohumlar saklama açısından kısa ömürlü, orta ömürlü ve uzun ömürlü tohumlar diye 3 gruba ayrılabilirler. Tohumları kısa ömürlü bitki türlerinde saklama birkaç hafta ile 1-2 yıl arasında değişir. Bu gruba giren başlıca türler arasında Kavak, Söğüt, Kara Ağaç, Kayın, Göknar, Sedir,Meşe, Bazı Akçaağaç türleri, Yalancı Servi, Manolya sayılabilir. Tohumları orta ömürlü olan türerde tohumla 4-5 yıl saklanabilir. Bunlar içinde çam ve ladin türleri en tipiklerini oluşturur. Uzun ömürlü tohumlar daha uzun süre 10-20 yıl kadar bozulmadan saklanabilirler. Bu gruba Akasya, Gülibrişim, Sarısalkım, İğde, Okaliptüs örnek olarak gösterilebilirler.
Tohumlar saklandıktan sonra ekim işleminden önce iyi çimlenmeleri için bazı uygulamalardan geçirirler. Özellikle çimlenme engeli olan türlerde bu işlemler önem kazanır. Bu işlemler için en önemli yöntemler:
· Kabuk engeli için asitli işlem yöntemi,
· Mekanik zedeleme yöntemi,
· Suda şişirme yöntemi,
· Katlama yöntemidir.
Tohumlar, ya soğuk veya sıcak seralar gibi kapalı yerlerde ya da fidanlıklarda açık alanlara ekilir. Fideler toprak yüzeyine çıkınca kültürel işlemler yapılır.yeterli büyüklüğe ulaşan fideler kaplara alınır.
Bu çoğaltma tekniği süs bitkileri üretiminde en yaygın kullanılan üretim tekniğidir. Vejetatif çoğaltma; kök sürgünü, yaprak, yumru, dal, rizom gibi vejetatif bitki kısımlarından alınan parçalarla yapılan üretim şeklidir. Bu çoğaltma yönteminde başlıca 4 temel metot bulunmaktadır. Bunlar:
1. Çelik ile çoğaltma
2. Aşı ile çoğaltma
3. Daldırma ile çoğaltma
4. Rizom, stolon, soğan gibi diğer vejetatif çoğaltmalardır.
Yukarıda sayılan vejetatif çoğaltma metotlarından en çok kullanılan çelik veya aşı ile çoğaltmadır.
Çelikle çoğaltma tekniği üretilecek bitkiden alınan ve çelik adı verilen bir gövde, kök veya yaprak parçası ile yeni bir bitki oluşturma tekniğidir. Bu yöntemle çoğaltma çok çeşitli iğne yapraklı, yapraklı, herdem yeşil ve yaprağını döken süs bitkilerinde seralara sahip fidanlıklarda yıl boyu devam eder. Özellikle herdem yeşil ve yarı yeşil yapraklı türlerin hemen hemen hepsinde tohumla çoğaltım zaman aldığı ve buna rağmen istenilen nitelikler genellikle sağlanamadığı için bu türler çelikle çoğaltılırlar
· Gövde Çelikleri
· Kök Çelikleri
· Yaprak Çelikleridir.
Süs bitkilerinde en çok gövde çelikleri ile üretim yöntemi kullanılmaktadır. Gövde çelikleri de yumuşak (yeşil) çelik, yarı odunlaşmış (odunsu) çelik ve sert (odun) çelikleri olmak üzere 3 grupta toplamaktadır. Odunsu bitkilerin henüz odunlaşmamış olan taze ilkbahar sürgünlerinden hazırlanan yumuşak çelikler bir çok süs bitkisinin çoğaltımında kullanılır. Yumuşak (yeşil) çelikler daha çabuk ve daha kolay köklenirler. Bu çelikler tepe tomurcuğu taşıyan sürgünlerden tepe çeliği olarak alınır.
Yarı odunlaşmış (odunsu) çelikler yumuşak çelikten bir ölçüde olgunlaşmış ve kısmen de sertleşerek odunlaşmaya yönelmiş olmaları ile farklılık gösterir. Bu çelikler büyüme mevsiminin sonlarına doğru sürgünler kısmen olgunlaştığında alınır, genellikle Ağustos ayı ve Eylül başları en uygun zamandır.
Sert (odun) çelikleri ise bir yaşında tamamen olgunlaşmış ve odunlaşmış sürgünlerden elde edilir. Sert çelik kullanımı daha çok kışın yapraklarını döken türlerle iğne yapraklılarda kullanılır.
Çeliklerde köklenmenin hızlı olması için çelikler köklenme yastıklarına dikilmeden önce köklenmeyi uyarıcı hormona batırılırlar Böylece köklenme daha kısa zamanda olduğu gibi köklü çelik sayısı da artar. Çelikler kök oluşturmaları için perlit veya temiz dişli kum bulunan yastıklara dikilir. Çeliklerin üzerine sisleme şeklinde su püskürterek nemli kalmaları sağlanır. Köklenen çelikler, küçük torbalara veya fincan saksılara aktarılarak gölgeli araştırma ortamlarına taşınırlar. Burada kültürel işlemler uygulanan bitkiler daha sonra süs bitkisi fidanı olarak büyütme yerlerine alınır ve yeterli gelişme ve form sağlandıktan sonra satışa sunulurlar.
Aşı ile çoğaltma tekniği çoğaltılması istenilen bitkinin bir parçasını anaç olarak kullanacağımız başka bir bitki ile kaynaştırarak tek bir bitki olarak geliştirme tekniğidir. Bitkinin toprak üstü kısmını yani gövde ve dalları oluşturacak kısma kalem veya göz denir. Bunlardan kalem üzerinde birkaç uyur göz bulunan dal parçasıdır. Bu parçanın göz olarak alınması halinde tek bir gözden oluşan bir parça söz konusudur. Yeni bitkinin kök kısmını oluşturacak olan aşı kısmına ise anaç denir. Aşılama yöntemleri kalem aşıları ve göz aşılarıdır. Türlere göre aşılamada başarı alanları çok farklılık gösterir.

Resim 5. gül aşı parselinden bir görünüş

Resim 6. Gülde Aşılama
Aşı bıçağı ile kalemden gözün çıkarılması
Kalemden çıkarılmış aşı gözü
Anaç üzerinde aşı bıçağı ile T şeklinde çizik açılması
Açılan T’ye gözün yukarıdan aşağıya doğru yerleştirilmesi
Anaca yerleştirilmiş göz
Aşı yerinin bağlanması .
Üzerinde birkaç tomurcuk bulunan ve kalem adı verilen bir parçanın kullanılarak yapılan aşı çeşidine kalem aşıları denir. Kalem aşıları daha çok iğne yapraklı bitkilerde değerli varyetelerin çoğaltılmasında kullanılır. Bir çok kalem aşısı metodu vardır.
Üzerinde bir göz veya tomurcuk bulunan küçük bir kabuk parçasından alınan bir kalem kullanılarak yapılan aşılama yöntemine göz aşısı denir. Bu yöntemle bir bireyden çok sayıda göz alma olanağı vardır. Bu nedenle göz aşısı metodu kıymetli bitkilerin ve güllerin üretilmesinde ekonomik ve amatör yetiştiricilerinde kolaylıkla uygulanabileceği aşı yöntemidir.
Göz aşıları da sürgün göz aşıları ve durgun göz aşıları olmak üzere 2 çeşittir. Sürgün göz aşılarında anaca yerleştirilen göz o yıl içinde sürgün verir. Genelde Nisan- Mayıs aylarında yapılan aşılardır. Durgun göz aşılarında ise gözler o yıl uyur halde kalırlar ve ancak ertesi yıl sürerler.
Haziran – Temmuz - Ağustos ve Eylül aylarında durgun göz aşısı yapılır. Güllerde durgun göz aşısının yapım aşamaları şöyledir:
· Anaçta aşı bıçağıyla T şeklinde çizik açılır ve kabuk hafifçe kaldırılır.
· Kalemden aşı bıçağı ile göz (Yaprak sapı ile birlikte) çıkarılır.
· Çıkarılan göz anaçta bulunan T şeklindeki bölgeye yukarıdan aşağıya doğru itilerek yerleştirilir.
· Daha sonra aşı yeri düzgün bir şekilde aşı bağı ile bağlanır.

Resim 7. Doğrudan torbaya dikilmiş anacın aşılanmış hali
Kırmızı Örümcek (Akar) Tetranychus viennensis | |
| Akarlar Akdiken akarı (Tetranychus viennensis Zacher) (Acarina: Tetranychidae) Tanımı, yaşam ve zarar şekli Akarlar çıplak gözle zor görülecek kadar küçüktürler. Şekilleri yumurta veya armut biçimindedir. Çoğunun vücutlarının üst tarafı kabarıktır, bazılarının düzdür. Deride değişik şekil ve büyüklükte tüyler, kıllar ve dikenler vardır. Yumurtadan çıkan larva 3 çift, nimf ve erginler 4 çift bacaklıdır. Akdiken akarının dişileri oval şekilli, kırmızı renkli ve tombuldur. Bacakları uzun, boğum araları geniş ve sarı renklidir. Sırt kısmındaki kıllar diken gibi çıkar ve kılın çıktığı yer beyaz bir kabarıklık yapar. Yumurtaları bilye gibi, şeffaf ve açılmasına yakın sarı krem renklidir. Yapraklarda çok kesif ağ örerler. Kışı döllenmiş dişi halinde, ağaçların kabuk altlarında, yarık ve çatlaklarda döllenmiş dişi halinde geçirirler. Bir dişi 60-120 yumurta bırakabilir. Yumurtalar 5-7 gün içinde açılır. Yılda 9- 10 döl verirler.Yaprakların alt yüzüne ördükleri ağlar arasına bırakılan yumurtalardan gelişen kırmızı örümcekler, bitkinin özsuyunu emerler. Yapraklar sararır, kıvrılır ve kuruyarak dökülür. %60’a ulaşan verim kayıplarının yanı sıra kalite kaybı da oluşur. Ayrıca bazı hastalıkları taşıyarak da zararlı olurlar. İki noktalı kırmızı örümceğin rengi, yeşilimsi sarı veya kahverengimsi yeşil olabilir. Vucudun ortasına yakın mesafede iki tarafta siyah büyük birer benek bulunur. Kışı döllenmiş ergin dişi olarak kalın gövdelerde, ağaç kabuklarının altında ağaçların çatlak ve yarıklarında, dökülmüş yaprak ve kabuk parçalarında ve otlarda uyuşuk halde geçirir.Yapraklarda çok yoğun ağ örer. Ergin dişiler beslendikleri yaprakların alt yüzüne tek tek veya kümeler halinde olmak üzere 100-200 yumurta bırakırlar. Yılda 10-21 döl verirler. Avrupa kırmızıörümceğinin ergin dişileri koyu kırmızı renkli yuvarlakça dolgun vucutludur. Sırt kıllarının çıktığı yer beyaz, daire şeklinde olup bombelidir. Yumurtaları kiremit kırmızısı renkte ve soğan biçimindedir.Yumurtanın üzerinde bir sap bulunur,ayrıca yumurta üzeri yukarıdan aşağıya doğru ince çizgilidir. Bu kırmızı örümcek ağ yapmaz. Avrupa kırmızıörümceği kışı yumurta halinde ağaçların dallarında geçirir ilkbaharda nisan başından itibaren yumurtadan çıkan larvalar taze sürgünlere saldırır. Larvaların ergin oluşu ilkbaharda 28 günde,yazın 15 günde olmaktadır. Yılda 8-9 döl verirler. Meyve kahverengi akarının erginleri kırmızı, kahverengi ve yeşil karışımı renktedir. Üstten bakıldığında üstü düz ve karın kısmı şişkindir. Sırtta belirli bir çizgi bulunur. Vucut kılları yaprak şekindedir. Ön bacakları diğer kırmızıörümceklere göre çok uzundur. Erginleri 1 ve 2 yıllık dallar üzerinde daha çok bulunur ve yapraklarda ağ yapmazlar. Yumurtaları bilye gibi ve kırmızı renktedir. Meyve kahverengi akarı kışı yumurta halinde geçirir kış yumurtaları hava koşullarına göre mart sonu ve nisan ayının ilk günlerinden itibaren açılmaya başlar. Yılda 3-4 döl verir. Yassı akarın ergin dişilerinin vücudu oval ve yassı yapılı, kiremit veya daha koyu kırmızı renktedir. Vücuda üstten bakıldığında sırtında yatay olarak vucudu ikiye bölen belirgin bir çizği görülür. Sırttaki kıllar kısa ve diken gibidir. Bacakları kısa, boğumları küttür. Yumurtaları uzunca oval, ön tarafı basık fıçı şeklinde ve kiremit kırmızısı renktedir. Yapraklarda çok az ağ örerler. Bu akar, kışı döllenmiş dişi olarak meyve agaçlarının 2- 3 yıllık dallarının çiçek buketi, odun ve meyve gözleri etrafında, tomurcukların arasında veya üzerinde geçirir . Erginler nisan ayı ortasından sonra yumurta bırakmaya başlar. Yumurtalar mayıs ayı sonu ve haziran ayının ilk haftasından itibaren açılmaya başlar. Yılda 4- 5 döl verirler. Kırmızı örümcekler elma, armut, ayva, şeftali, kiraz, vişne, erik ve kayısı gibi yumuşak ve sert çekirdekli meyve ağaçlarında zarar yaparlar. Bulundukları ağaçlarda yaprakların bitki özsuyunu emerek zararlı olurlar. Bunun sonucunda yapraklarda önce beyaz, sonra sarı kahverengi lekeler meydana gelir. Daha sonra bu lekeler birleşerek yaprağın kuruyup dökülmesine, dolayısıyla önemli derecede ürün kaybına neden olurlar. |
![]() | ![]() |
| Tetranychus cinnabarinus | Tetranychus ssp. polyphagotarsonemus |
![]() | ![]() |
| Tetranychus viennensis | Tetranychus viennensis ağı |
| Doğal düşmanları Bir çok avcı akar ve böcekler zararlı akarların yumurta ve diğer dönemlerine saldırarak çoğu defa onları zararsız durumda bırakabilmektedir. Avcı akarlardan Typlodromus spp., Amblyseius spp., Atractotomus mali (Het.:Miridae ), Orius spp. (Het.:Anthocoridae) ve Stethorus punctillum (Col.:Coccinellidae) önemli doğal düşmanlar olarak bulunmaktadır. Scolothrips longicornis (Thysanoptera) ve Chrysoperla carnea Sth. (Neurop.:Chrysophidae) de önemli kırmızı örümcek predatörleridir. |
![]() | ![]() | ![]() |
| ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
| Zararlılar ile mücadele Biyolojik mücadele Kırmızıörümceklerin biyolojik mücadelesinde, yukarıda adı geçen faydalılardan T. pyri, S. longicornis ve S. punctillum önemli rol oynamaktadır. Bunlar doğada korunarak ve etkinlikleri arttırılarak, bulunmayan yerlere bulaştırılarak ve kitle halinde üretip salmak suretiyle biyolojik mücadelede kullanılabilir. Bu bakımdan özellikle organik fosforlu ve sentetik piretroitlere dirençli T. pyri ırklarının kullanımı büyük önem taşımaktadır. Ayrıca faydalı akarlardan T. pyri ' nin bulunduğu elma bahçelerinde, ağustos ayında kesilen ince dalların bu akarların bulunmadığı bahçelerdeki elma ağaçlarına asılarak bulaşması ve populasyon oluşturması sağlanabilmektedir. Kimyasal mücadele Bitki ve ağaçlarda Avrupa kırmızıörümceği ve kahverengi örümceğin kışlayan yumurtaları dallarda çok fazla (sıvama) ise veya yassıakarın kışlayan ergin yoğunluğu yüksek ise ağaçlarda kabuklubit ve koşnil gibi zararlılar da bulunuyorsa bunlara karşı bir kış ilaçlaması yapılabilir. İlaçlamaların periyodik devamlılığı yeni yumurtadan çıkan larvalar ile mücadelede çok önemlidir. Yaz mücadelesinde ilaçlamaya karar vermek ve ilaçlama zamanının doğru olarak belirlenmesi için, alandaki kırmızıörümcek yoğunluğunun saptanması gereklidir. Ancak, özellikle doğal düşmanların korunması ve ilaçlama sayısını en aza düşürmek amacıyla, birinci ilaçlama yaprak başına 8-10 akar olduğu yoğunlukta da yapılabilir. Kontrollar ilk ilaçlamadan sonra 15' er gün aralıklarla Ağustos sonuna kadar sürdürülmelidir. Yoğunluk görüldüğü taktirde ilaçlama yapılmalıdır. Kullanılacak preparatlar listede yer almaktadır. Akarlar Listede belirtilen ürünler profesyonel üretim yapanlara yönelik malzemelerdir.Bu ürünlerin ambalaj miktarları bu şekildeki büyük ölçek kullanımıma uygun olarak yapılmıştır.Yakın çevrenizde zirai mücadele ilaçları satan yerlerden sorununuz ile ilgili olarak farklı ilaçlar ve öneriler alabilirsiniz.Bu merkezlerde kolaylıkla bulabileceğiniz BASUDİN (insektisit) ve KORUMA V-92 (yağ) zararlılarlar ile yapacağınız tüm mücadelerde size yardımcı olacaktır.
*Yassı akarlara karşı kullanılmaz Yaprak bitleri
Virgül kabuklu biti
* Kış ilacı ** Yaz ilacı San jose kabuklu biti
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Unlu bit (Pseudococcidae) Hızlı yayılan ve inatçı bir zararlıdır. Küçük beyaz bitler çok yavaş hareket ettikleri için genellikle kıpırdarken fark edilmezler. Kümeler halinde, beyaz tepecikler oluştururlar. Ezildiklerinde kırmızı bir sıvı çıkar. Sırtları zırh gibi çizgilidir. Kontrol edilmediği taktirde bazen tüm seradaki bitkilerin kaybına neden olabilecek kadar etkili bir musibettir. Adet olarak çok az olduğu durumda, alkol ya da suda kırılmış bir iki sigara ile mücadele edilebilir. Endişe edilecek gibi bir durum varsa sistemik bir insektisit kullanılmalıdır. Uğur böceği de etkilidir, ama işi şansa bırakmamak açısından insektisit önerilir.Özsuyu emilen bitkilerde form bozuklukları, deformasyon,gelişim gerilemesi ile renk ve doku farklılıkları ortaya çıkar. | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
| Kabuklu bit (Hemiptera,) Bitki gövdelerine saldırıp büyümeyi durduran , çabuk yayılan bir zararlı. Bitkiye verdiği ölümcül zarar nedeniyle, isli, duman rengi bir küfe neden olur.Bitki üstünde ıslak ve yapışık bir doku oluşmasına neden olan bu zararlı için güvenli kullanıma uygun yağ gibi koruyucu ürünler öncelikle tercih edilmelidir.Bu ilaçlar sistemli kullanıldığında hem mücadelede kolaylık sağlamaktadır hemde diğer faydalı canlılar üzerinde daha az tahribat yapmaktadır.İlerlemiş ve alana yayılan durumlarda insektisit ilaçlamaya geçilmelidir. | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
| Salyangoz/Sülük( Helix aspersa / Arion rufus ) Yapraklarda delikler ve çevrede parlak ince yol şeklindeki izler salyangozun habercisidir. Epifitik bitkiler zaten rutubetli ortam sevdikleri için genellikle bu saldırıya maruz kalabilirler. Hazır satılmakta olan salyangoz paletleri ya da yine özellikle salyangozlar için üretilmiş kepek ilaçları kullanılabilir. Salyangoz ve sülük için kullanmaya müsait ilaçlar kepek veya ince toz talaş ile karıştırılarak gezinme alanlarına serpilir. | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
| Yaprak Bitlleri ve Beyaz Sinek Bitkilerde gelişimin ve büyümenin göstergesi olan taze sürgünler ve yapraklar bu zararlıların sürekli tehtidi ve saldırısı altındadır.Yeni büyüyen sürgünlerde ve koloniler şeklide yerleştikleri alanlarda bitki özsuyunu emerek sürgün ve yaprakların bükülüp eğlmesine daha sonrada kurumasına neden olurlar.Yapıları itibarı ile savunma ve korunma sistemleri yoktur.En büyük silahları çok ve hızlı bir şekilde üremeleri,gelişmeleridir.Doğal ortamda bir çok predatör böcek için besin kaynağıdır.Ancak bunlarda üreme ve zararlarının hızına yetişemez.Yaprak bitleri tüm bitkilerde (meyve,süs,çiçekli)görülebilir.Beyaz sinek daha çok kavun,karpuz,kabak gibi etli sap ve gövdeye sahip bitkilerde görülürler.Periyodik olarak tekrarlanan insektisit ilaçlar ile zararları önlenebilir. | ![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
SÜS BİTKİLERİ ZARARLILARI
GÜL FİLİZ ARISI (Syrista Parreyssi Spinda)
Tanımı:
Ergin 20 mm. Boyda ve parlak siyah renklidir. Vücudun üst kısmında kirli sarı renkte üçgen biçimli leke vardır. Kanatlar sarımsı şeffaf ve duman rengindedir. Kanat damarları siyahtır. Larva fildişi renginde ve “S” şeklindedir. Abdomen sonunda kahverengi bir çıkıntısı vardır. Olgun larva 20 mm. uzunluktadır. Yumurtaları parlak saman sarısı oval şekildedir.
Yaşayışı:
Kışı olgun larva halinde gül sürgüsü içinde geçirir. İlkbaharda prepupa olur. Pupa devresi 10-15 gündür. Erginler açtıkları yuvarlak deliklerden bulundukları sürgünleri terk ederler. Mayıs ayı içinde uçuşan erginler bir yıllık gül sürgünleri içine yumurta koyarlar.İçine yumurta konan sürgünlerin uç kısımları derhal aşağı doğru sarkar ve bir iki gün içinde uçtan kurumaya başlar. Yumurtalar genel olarak 6-8 gün içinde açılırlar. Çıkan larvalar sürgün içinde özü yiyerek aşağı doğru inerler. Özü yenmiş sürgün içinde kışlarlar. Yılda bir kere döl verirler.
Zarar Şekli ve Önemi:
Larvaların bir yıllık sürgünlerin öz kısmında yaşar ve bu sürgünleri tamamen kuruturlar. Yumurta konan sürgün uçları bir iki saat sonra pörsür, aşağıya doğru bükülür ve solmaya başlarlar. Kuruma larvanın aşağı doğru ilerlemesine paralel olarak ilerler. Burdur ve Isparta bölgesi yağ güllerinde önemli bir zararlıdır.
Konukçuları ve Yayılış Alanı:
Konukçusu yağ ve süs gülleridir. Burdur, Isparta, Konya, Adana, Ankara, Afyon ve Diyarbakır’da zararı saptanmıştır.
Sürveyi:
Mayıs ortasından itibaren özellikle gençleştirme yapılan güllükler günaşırı incelenmelidir. Güllüklerden rasgele alınan en az 100 sürgünde zarar araştırılmalı ve % 5 zarar görmüş sürgün saptanan güllüklerde ilaçlı mücadele yapılmalıdır.
Mücadele:
Kültürel Mücadele Güllüklerde kış temizliği yapılırken zararlının içinde kışladığı özü yenmiş kuru gül dalları özün bulunduğu kısımdan kesilerek hemen yakılmalıdır. Zararlı sürgün içinde yaşadığından kimyasal mücadele gereklidir.
Kimyasal mücadele zamanı gençleştirme yapılmış güllüklerde % 5 zarar saptandığı zamandır. ( Mayıs sonu Haziran ortası)
| Etkili Madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Azinphos-Methyl 25 | W.P. | 200 gr. |
| Azinphos-Methyl 40 | E.C. | 100 cc. |
| Methyl-Parathion 35 | E.C. | 100 cc. |
| Dimethoate 20 | E.C. | 200 cc |
İlaçlama Tekniği:
İlaçlama pülverizatör ile yapılmalıdır. Ergin çıkışı dikkate alınarak 1. ilaçlamadan 15-20 gün sonra 2. ilaçlama yapılmalıdır. Güllüklerin her tarafının özellikle sürgün uçlarının iyice ilaçlanmasına dikkat edilmelidir.
İlaçlama günün serin saatlerinde yapılmalıdır.
Gül Filiz Burgusu ( Ardis brunniventris)
Tanımı:
Ergin 5-6 mm boyunda siyah görünüşlü bir arıdır. Larva krem rengi olup 10-12 mm. boyundadır. Yumurtaları uzunca, elips şeklinde ve beyazdır.
Yaşayışı:
Erginler Mart sonu - Nisan başı uçuşmaya başlarlar. Yumurtadan 6-8 gün sonra çıkan larvalar sürgün ucundan içeriye girer ve sürgünün öz kısmını yemeye başlarlar. Mayıs’ın ilk yarısında olgunluğa erişen larva sürgün ucuna yakın yuvarlak bir delik açıp kendisini toprağa atar ve kışı geçirir. Erken ilkbaharda pupa olurlar. Yılda bir kez döl verirler.
Zarar Şekli ve Önemi:
Larvaları gül filizlerinin içinde yaşar.Sürgünlerin ucundan itibaren 3-15 cm kadar uzunlukta galeri açarak zarar verilir. Zarar gören sürgünlerin gelişmesi durur, aşağı doğru sarkar ve zamanla kurur.
Konukçuları ve Yayılış Alanı:
Yağ ve süs gülleridir. Yağ gülü yetiştirilen Burdur ve Isparta’da saptanmıştır.
Sürvey:
Mart ayının 2. haftasından itibaren 1 ay süre ile günaşırı yeni kurulan güllükler ve gençleştirme yapılan güllüklerin ilk yıl sürgünleri kontrol edilmeli ve 1-10 da Güllükte en az 100 adet sürgünde zarar yoğunluğu saptanmalıdır. Yani % 5 zararı saptanan güllüklerde ilaçlı mücadeleye geçilmelidir.
Mücadele:
Kültürel önlemler “Kış vurgunu” olarak adlandırılan zarar görmüş kuru dallar özün bulunduğu kısımdan kesilip yakmaktır.
Kimyasal mücadele zamanı bölge koşullarına göre değişme gösterilebilir. Genellikle erginlerin ve ilk larva arazının görüldüğü Mart sonu Nisan ortasıdır.
Kullanılacak İlaçlar ve Dozları:
| Etkili Madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (Prepareat) 100 litre Suya) |
| Methyl - Parathion 35 | E.C. | 100 cc |
| Methomyl 25 | W.P. | 200 gr. |
| Dimethoate 20 | E.C. | 200 cc |
| Dimethoate 40 | E.C. | 100 cc |
İlaçlama:
Ergin çıkışı dikkate alınarak 1. ilaçlamadan 15 gün sonra 2. ilaçlama yapılmalıdır. Güllüklerin her tarafının özellikle sürgün uçlarının iyice ilaçlanmasına dikkat edilmelidir. Sıcaklığın yüksek olduğu zamanlarda ilaçlama yapılmamalıdır. Kullanılan ilaçların fitotoksitesi gözlenmelidir. Arılara, balıklara ve kuşlara zararlı olmamalarına, ayrıca su ve gıda maddelerine bulaştırılmamalarına dikkat edilmelidir.
Solucanlar
Toprak içerisinde hareketleri sırasında toprak kabarmasına ve özellikle fide köklerinin açıkta kalarak kurumasına neden olurlar.
Mücadelesi:
Fide yastıkları hazırlanmasında temiz toprak kullanılmalı, yoğun populasyonda ise endosulfan etkili madde ile toprak ilaçlanmalı.
Salyangoz ve Sümüklü Böcekler
Sert kitinimsi dilleri ile yaprakları törpüleyerek salyangozlar zararlı olurken, sümüklü böcekler ise hareketlerine yardımcı olan sümüksü maddenin kuruması ve sertleşmesi lekeler meydana getirerek zararlı olurlar. Özellikle bu görünüm süs bitkileri açısında istenmeyen bir durumdur.
Mücadelesi:
Toprak işleme bu zararlıların yumurtalarını yok edeceğinde savaşımda etkili olur. Gece ve kapalı havalarda etkili olan bu zararlıların toplanıp imha edilmesi de savaşımda etkili olmaktadır. İlaçlı mücadelede ise Metaldehit yada Methicarb etkili maddeler ile hazırlanacak zehirli yemler ile mücadele yapılır.
Bahçe Kırkayaklıları
Vücut silindirik, segmentli ve 12 çift bacaklıdır. Nemli hafif topraklarda ve tarla artıklarında yaşamlarını sürdürürler. Özellikle fide yataklarında ve sera koşullarında zararlıdırlar. Serada en çok aslanağzında zararlıdır. Soğanlı süs bitkilerinde zarar meydana getirirler.
Mücadelesi:
Toprağın işlenerek havalandırılması zararlı populasyonunu azaltır. Temas etkili bir insektisit ile toprak ilaçlaması özellikle soğanlı süs bitkilerinde önem taşır.
Beyazsinek
Ergin vücudu sarı renkli olup, beyaz renkli ve tek damarlı iki çift kanada sahiptir. Süs bitkilerin yaprak öz suyunu emerek zarar meydana getirir. Bitkide aldıkları sudan bulunan tatlı maddenin tümünü kullanamazlar, fazlasını dışarı salarlar ve üzerinde saprofit mantarlar gelişerek “Karaballığa” neden olurlar. Yılda 4-12 arasında döl verir. İç ve dış mekan süs bitkilerinde sık görülen bir zararlıdır.
Mücadelesi:
Temiz üretim materyali kullanılmalı. Bitkinin yetiştirileceği alan yabancı otlardan temizlenmeli ve bitki artıklarından arındırılmalıdır.
Yaprak Bitleri:
Süs bitkilerin yaprak, gövde ve sürgünlerinde bulunurlar. Özellikle yeni sürgün ve yaprak altlarında toplu halde bulunurlar. Kanatlı ve kanatsı formda bulunabilirler. Beslendikleri bitkiye göre sarımsı yeşil, yeşil vb. gibi renklerde bulunabilirler. Süs bitkilerinde sık görülen bu zararlılar beslenmeleri sırasında gerek salgıladıkları zehirli ve uyarıcı bileşikler ile gerekse bitki öz suyunu emerek sararmalarına ve kurumalarına neden olurlar. Süs bitkilerinde yaprak deformasyonlar meydana getirerek pazar değerlerini düşürürler.
Mücadelesi:
Süs bitkileri yetiştirilen sahaların temiz tutulmasına, otsuz olmasına ve süs bitkileri arasına başka bitkilerin dikilmemesine dikkat edilmelidir.
Haftada iki kez olmak üzere tesadüfen seçilen 100 yaprak veya sürgün kontrol edilir. Süs bitkisi türüne göre değişmekle birlikte bir yaprak veya sürgünde 10-25 adet yaprakbiti saptandığında ilaçlı mücadeleye geçilir.
Kırmızı Örümcek
Süs bitkilerin yaprak altlarında ördükleri ağlar arasında yavruları ve yumurtaları ile birlikte bulunurlar. Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktürler. Süs bitkilerinde sık görülen bu zararlılar da beslenmeleri sırasında bitki öz suyunu emerek sararmalarına, kurumalarına ve yaprakta emgi yerlerinde lekelenmelere neden olurlar. Süs bitkilerinde yaprak ağ ve kirlilik meydana getirerek pazar değerlerini düşürürler

Resim 4. Örümcekler
Mücadelesi:
Kimyasal mücadele önemlidir. Yaprakların her birinde ortalama 2-5 canlı birey görüldüğü an ilaçlı mücadele yapılmalıdır.
Tripsler
Kirpik kanatlı olarak bilinen bu zararlılar süs bitki yapraklarında beslenmeleri sonucu renk açılmalarına ve lekelere neden olarak zarar yaparlar.
Mücadelesi:
Yoğun populasyonda mutlaka kimyasal mücadele yapılmalıdır.

Resim 5. Gülde yaprak biti
Kabuklu Bit ve Koşniller
Vücudun üzerinde, bireyin kendisinin meydana getirdiği kabukla kaplı olması nedeni ile bu zararlılara kabuklu bit veya kabarık şişkin kabuklu ise koşnil adı verilmektedir. Bu zararlılar da iç ve dış mekan süs bitkilerinde bulunur ve bitkilerin öz suyunu emerek zayıf düşmelerine ve hatta kurumalarına neden olabilirler.
Mücadelesi:
Temiz bulaşık olmayan materyalle üretim yapmak çok önemlidir. Ancak yoğun bulaşmalarda ilaçlı mücadele yapmak zaruridir.
7.3. SÜS BİTKİLERİNDE ZARAR YAPAN NEMATODLAR
Nematodlar iğneleri vasıtasıyla sokup, bitki özsuyunu emerek zarar yaparlar. Köklerde ur, saçak ve küt kök oluşumuna neden olurlar. Bitki besin ve su alamaz. Ağır bulaşık bitkiler ölürler.
Mücadelesinde, iç ve dış karantina önlemleri, bitki münavebesi, sıcak su uygulaması gibi yöntemler ile nematositlerle boş alan ilaçlamaları ve son yıllarda geliştirilen sistematik nematositler kullanılır. Son yıllarda biyolojik mücadele çalışmaları artmış olup, özellikle bitki paraziti nematodlara karşı yeni biyolojik preparatlar geliştirilmeye başlanmıştır.
Fidanlıklar:
Soğan-sak nematodu (Ditylencus dipsaci), Çilek nematodu (Aphelenchoides fragaria), Krizantem nematodu (A. ritzemabosi), Çayır nematodları (Pratylenchus spp.), Böbrek nematodları (Rotylenchulus spp.),Bodurlaştıran nematodlar (Tylenchorhyneluıs spp),
Soğanla üretilen çiçekler:
Soğan-sak nematodu (Ditylencus dipsaci), Çilek nematodu (Aphelenchoides fragaria), Krizantem nematodu (A. ritzemabosi), Çayır nematodları (Pratylenchus spp.), küt-kök nematodları (Trichodonus spp.), Kamalı nematodlar (Xiphinema spp.).
Çalılar:
Soğan-sak nematodu (Ditylencus dipsaci), Çilek nematodu (Aphelenchoides fragaria), Krizantem nematodu (A. ritzemabosi), Kök-ur nematodları (Meloidogyne spp.), Böbrek nematodları (Rotylenchulus spp.), Bodurlaştıran nematodlar (Tylenchorhynchus spp),
1. GİRİŞ
Bitkilerin görünüşünden, zayıf büyümesinden bazı problemlerin olduğunun farkına varır, ancak problemin sebebini belirlemek zordur. Birçok Böcek ve benzeri eklembacaklılar hayatlarını devam ettirebilmek ve çoğalmak için bitkilerle beslenmek zorundadır.
2. BÖCEKLERİN ZARAR BELİRTİLERİ
Zararlıların çoğu, bitkilerin üzerinde zararlı türünü belirleyecek görünür etkilere sebep olurlar. Bitkinin belirlenmesi ve zarar belirtilerinin tanınması teşhis işleminde önemli birinci adımdır. Böceklerin meydana getirdiği zararlar ile beslenme sırasındaki dışkıları gibi belirtiler beş grupta toplanabilir:
2.1. Yaprak ve çiçekleri yiyerek zarar verilmesi
Yaprak ve çiçeklerde yenik izleri; böceklerin çiğneyici ağız parçalarına sahip olan bir böceğin mevcudiyetini gösterir. Bu şekilde zarar yapan zararlılar, Lepidopter larvaları, bazı Hymenoptera larvaları, Coleoptera erginleri ve çekirgelerdir.
2.2. Yapraklarda nokta ve benekler, sararma, beyazlaşma, bronzlaşmaya sebep olunması
Sokucu emici ağız parçalarına sahip olan böcek ve akarların beslenme faaliyetleriyle oluşur. Bu belirtiler sokucu emici ağız parçalarının yaprağa sokulması, bitki özsuyunun emilmesi sonucu o bölümdeki klorofilin tahrip olması sebebiyle noktalar, benekler oluşur. Çok miktarda tasallut olduğunda bu noktalar birleşir, yapraklar kısmen veya tamamen beyazlaşma, sararma, bronzlaşma veya gümüş rengini alır. Bu zarara sebep olan zararlılar; Cicadinea alt takımı (Köpüklü ağustos böcekleri), Mridae(Bitki tahta kuruları), Tingitidae (Ağ kanatlı tahtakuruları), Aphidler, Pseudococcidae (Unlu bitler), Psyllidae (Yaprak piresi), akar türleridir.
2.3. Bitki Parçalarında Şekil Bozukluğu
Şekil bozukluğu, yapraklarda kıvrılma, büyüme noktalarında yamukluk, yapraklarda, tomurcuklarda, gövde ve sürgünlerde çeşitli şekillerdeki galler olarak ortaya çıkar. Çoğunlukla zararlı zarar görmüş kısmın yüzeyinde görülmeyebilir. Bu şekil bozukluklarına sebebiyet verenler; aphidler, thripsler, gal arıları, lepidopter larvaları, akarlar (Eriophidae)’dır.
2.4. Bitki organlarında kuruma
Yaprak, dal, sürgün kurumaları bu kategorideki zararlardır. Çok zaman bitkinin tamamen kuruması ile sonuçlanabilir. Yapraklı ağaçların vejetasyon mevsimi içinde kuruyan sürgün ve dallardaki kurumuş yapraklar, ağaç yapraksız kaldığı mevsimde de dökülmez, bir süre asılı kalır. Aynı durum kısmen iğne yapraklı ağaçlar içinde geçerlidir. Bu zararlara; koşniller, kabuk ve kambiyumda zarar yapan Coleopter ve Lepidopter larvaları, gal arıları sebep olurlar.
2.5. Böcek dışkılarının mevcudiyeti
Bazı böcek ürünleri bitkideki zararın ötesinde böceklerin varlığının belirtileridir. Bu ürünlerin çoğu böcek aktivitesini bitirdikten sonra da uzun zaman orada kalır.
En çok görülen ürünler ve oluşturan zararlılar;
- Tatlı sıvı (şekerli sıvının üzerinde ekseriya siyah küf gelişir)- Aphid, bazı koşniller, unlubit, psilidler, beyaz sinekler.
- Siyah dışkı lekeleri (Damlalar)- thripsler, ağ kanatlılar-(Lepidopter larvaları daha büyük dışkı parçaları çıkarırlar).
- İpeksi ipliklerden örtü ve keseler oluşturulması; Çadır tırtılları, kese tırtılları, yaprak bükücüler, bazı akarlar.
- Köpüksü sıvı salgılayanlar; Cicadinea alt takımına mensup böcekler.
- Deri değiştirme sebebiyle terkedilen vucut derileri; Aphidler, Cicadinea, Tingitidae (Ağ kanatlı tahtakuruları).
- Pamukumsu, veya mumsu maddeler; unlu bitler, bazı koşniller ve bazı aphidler.
- Odun talaşı, odun parçacıkları, reçine benzeri akıntılar, delikler; odun zararlısı bazı Coleopter ve Lepidopter’ler, kabuk böcekleri (Scolytidae), bazı sürgün zararlısı Lepidopterler.
Ağaç ve çalılardaki böceklerin örneklenmesi ve miktarının hesaplanmasında çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemlerin çoğu önce tarım ürünlerinde kullanılmak için geliştirilmiştir, fakat birkaçı çevre düzenlemesinde kullanılan süs bitkileri ile ilgili araştırma sonucudur. Örnekleme veya izlemenin amacı; zararlının mevcudiyetinin, zararlının ve doğal düşmanlarının miktarının, etkinliğinin meydana çıkarılması, düzenli periyodik örneklemelerle böceklerin populasyon düzeylerinin takip edilmesidir. İzlemenin amacı; zararlı populasyonunun ne zaman mücadele gerektirdiğinin kararının verilmesidir.
Bütün örnekleme yöntemleri belli özellikleri paylaşırlar:
- Yapraklar, terminal sürgün, çırpma veya dakika gibi genel örnekleme birimi kullanılır.
- Seçilen birim gözlenen zararlı populasyonunun beslenme alışkanlığı ile uyumlu olmalıdır. Örneğin sürgünde zarar yapan bir koşnil yapraklarda örneklenmez veya yaşlı yapraklarda görülen bir aphid için sayım ünitesi olarak taze yapraklar alınmamalıdır.
- Alınan örnek sayısı yeterli olmalıdır. Yeterlilik ne olduğu duruma, zamana, malzeme imkanlarına göre belirlenir. Zararlıların bir ağaç veya çalı üzerindeki dağılımı nadiren tekdüzedir. Benzer bir şekilde aynı tür bir grup ağacın her biri aynı derecede böcek zararına konu olmaz. Genel olarak, her bir mesafedeki her bitkiden alınan örnek sayısı, örnekleme periyodunun tamamı, ve bitki örnekleri grubunun tamamı için sabit tutulur.
- Örnekleme yöntemi standardize edilmelidir. Bütün örneklemeleri aynı şahıs yapmalıdır. İki veya daha fazla kişi ile yapılırsa, öncelikle örnekleme metotları ve sonuçlarının aynı olduğunu belirledikten sonra yapılmalıdır.
- Böcek sayımı ile ilgili yazılı kayıtlar tarih, yer, örnekleyen kişi, kullanılan yöntem hakkında kısa bilgi ile birlikte tutulur.
- Bazı böcekler ve akarlar çok küçük olduğundan zararlıların ve onların doğal düşmanlarının izleme ve örneklemesinde büyüteç (10X) kullanılmalıdır.
3.1. Örnekleme Metotları
3.1.1. Bitki parçalarında böcek sayımı
Bitkiden alınan herbir örnekteki mevcut böcekler çıplak gözle veya büyüteç altında sayılırlar. Herbir bitkiden alınan örnek sayısı 5 ila 25 arasında değişir.
Bitki parçalarında böcek sayımı aphid, koşnil, akarlar gibi örnek üzerinde kısmen hareketsiz zararlılar için etkilidir.
3.1.2. Belli Zaman Aralığında Sayım
Örnekleme işleminden sorumlu kişi, bir veya iki dakika bitkiyi bakarak gördüğü böcekleri sayar.Bitki büyükse inceleme birkaç defa aynı bitkinin farklı kısımlarında tekrarlanır. Bu işlem yapraklarda zararlı lepidopter larvaları, yaprak zararlısı bazı Coleopter larva ve erginleri gibi büyük böcekler ile gövde ve dallardaki yumurta kümeleri için faydalıdır. Bitki zarar görmez, sayılan böcekler daha sonraki sayım içinde değerlendirilir. Bu işlem için alarmlı saat veya zaman tutan ikinci bir kişi gereklidir.
3.1.3. Dallara Vurularak Düşen Örneklerin Toplanması
Dal veya yaprakların altına standart bir ölçüde tepsi veya örtü konur, bir ağaç parçası veya el ile yapraklara standart sayıda (3-5 kere) sertçe vurulur ve düşen böcekler sayılır. Bu işlem bitkinin çevresinde birkaç kere tekrarlanır. Tepsi veya örtü düşen böceklerin rahatça görülebilmesi için beyaz renkli olmalıdır.
3.1.4. Böcek dışkı parçacıkları toplama
Yaprak zararlısı lepidoptera larvaları kısmen büyük, koyu renkli, sert tanecikler halinde dışkı çıkarırlar. Bu yere düşen dışkı parçacıkların büyük çoğunluğu yere düşer. Ağacın altına konulan 3-5 adet toplama kabında birken parçacıklar sayılarak böceğin populasyon miktarı tahmin edilebilir. Parçacıkların boyutu, larvaların genç veya olgun gibi gelişim durumunun göstergesidir. Toplama kapları genellikle herbir hafta için 24 saat süreyle bırakılır. Yağmur gibi kabın ıslanma ihtimali olduğunda kullanılmamalıdır. Ayrıca kese veya örtü içinde yiyim yapan türler için faydalı değildir.
3.1.5. Feromon Tuzaklarıyla Örnekleme
Zararlı böcek türlerinin varlığının, yoğunluğunun belirlenmesi ile uygun mücadele zamanının tespitinde tuzak ve Feromonlar yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bunun için kullanılacak çekici madde kadar tuzağın şekli de önemlidir. Hedef böcek türüne uygun olacak tuzak tipleri (yapışkan yüzeyli, su yüzeyli, delta tipi, kelebek tipi, funnel tipi vs.) geliştirilmiştir.
3.2. Doğal Düşmanlarının İzlenmesi ve Örneklenmesi
Zararlıların örneklemesi yapılırken aynı kişi zararlılar üzerinde beslenerek yaşayan doğal düşmanları da arayıp örneklemelidir;
Bazı Cicindalidae, Carabidae, Histeridae, Coccinellidae, Cleridae türleri, Bazı Formicidae, Chamaemyiidae, Hemerobiidae, Rabhiidae türleri gibi böcekleri parçalayıp yiyerek beslenen böcekler.
Aphidler ve Lepidopter yumurta, larva ve pupalarında parazit canlı varlığı veya yumurta, pupa ve koşnillerde parazit çıkış deliği varlığı,
Siyahlaşmış, ölü Lepidopter larvaları gibi hastalık belirtileri, mantar enfeksiyonları sebebiyle rengi değişmiş Aphidler.
Biyolojik mücadelenin etkisi her bir örnekleme birimindeki doğal düşmanların miktarı sayılarak, sonra sağlıklı olanlarla etkilenmiş zararlıların oranı hesaplanarak tahmin edilebilir. Biyolojik mücadelenin etkileri görülüyorsa, insektisit uygulamaları ertelenir. Bir hafta içinde hem zararlı hemde doğal düşman için örnekleme yapılır. Eğer doğal düşman populasyonu zararlı populasyonundan daha hızlı artıyorsa, ilaç kullanılmaması düşünülür. Eğer doğal düşmanlar hala aktif fakat, oran zararlı lehine artıyorsa, zararlı sayısı ve zarar görmüş bitkiler kabul edilemez seviyeye yaklaştığında aşağıdaki tedbirler alınarak böcek ilacı uygulanır;
Eğer mümkünse doğal düşmanları koruyan seçici madde kullanılmalı ( Lepidopter larvaları için Basillus thuringiensis) veya, doğal düşmanlar için en az zararlı maddeler ( sistemik insektisitler, insektisit etkili yağ ve sabunlar gibi) kullanılmalıdır.
Eğer seçici ve az zararlı madde kullanımı mümkün değilse, sadece üzerinde zararlı mevcut olan bitkiler ilaçlanmalı, diğer bitkiler doğal düşman kaynağı olarak bırakılmalıdır.
Şekerli sıvı üreten aphid ve bazı koşniller, onlarda yiyecek kaynağı olarak faydalanan karıncalar tarafından korunmakta, bu yüzden parazit ve predatör etkinliği azalmaktadır. Karıncaların varlığı emici aphid ve koşnillerin bitkiye saldırısını kolaylaştırmaktadır, bu durumda karıncalara karşı ağacın kök boğazı kısmında ilaçlama yapılabilir. Ayrıca gövdeden tırmanarak yapraklarda zarar yapan bazı türler için ağaç gövdesine yapışkan bant kullanılabilir.
4. ZARAR YAPAN BAZI ÖNEMLİ BÖCEKLER
Yapraklarda Zarar Yapan Böcekler
Thaumetooea pityocampa (Schiff.) (Lepidoptera- Thaumetopoeidae), Hyphantria cunea (Drury) (Arctiidae), Lymantria dispar (L.), Euproctis chrysorrhoea (L.) (Lymantriidae), Diprion pini (L.) (Hymenoptera- Diprionidae) , Chrysomela populi L.(Coleoptera- Chrysomelidae), Phylodecta vitellinae (L.), Agelestica alni (L.),
Tomurcuk, Sürgün ve İnce Dallarda Zarar Yapan Böcekler
Rhyaciona buoliana (Den. And Schiff.) (Lepidoptera- Tortricidae), Gypsonoma dealbana (Fröl.), Helicomyia salicis (Schr.) (Diptera- Cecidomydidae), Eriophyes triradiarus Nal. (Acarina- Eriophidae), Eriophyes fraxinivorus Nal.
Özsu Emen Böcekler
Cinara cedri Mimeur (Homoptera- Lachnidae), Aphis craccivora koch.(Aphididae), Aphis fabae Scop. (Aphididae), Pineus pini (Macquart) (Adelgidae), Chionaspis salicis (L.) (Diaspididae) , Lephidosaphes ulmi (L.), Leucaspis pusilla Löw, Pericerya puchasi (Mask) (Monophlebidae)
Kabuk ve Kambiyum Zararlısı Böcekler
Scolytus scolytus (Fabr.) (Coleoptera- Scolytidae), Scolytus multisriatus (Marsh.), Hylesinus crenatus Fabr., Blastophagus piniperda (L.), Blastophagus minor (Htg.), Phloeosinus aubei (Perris), Ips sexdentatus (Boerner), Ips acuminatus (Gyll.), Orthotomicus erosus (Woll.), Doryctria splendidella H.S. (Lepidoptera- Pyralidae), Agrilus viridis (L.) (Coleoptera- Buprestidae), Chrysobothris affinis (Fabr.), Pissodes notatus (Fabr.) (Curculinoidae).
Odunda Zarar Yapan Böcekler
Buprestis cupressi Germar Coleoptera- Buprestidae), Aromia moschata (L.) (Cerambycidae), Cryptorrhychus lapathi (L.) (Cuculionidae), Cossus cossus (L.)( Lepidoptera-Cossidae).
Köklerde Zarar Yapan Böcekler
Gryllotalpa, gryllotalpa (L.) (Orthoptera- Gryllotalpidae), Melolontha melolontha (L.) (Coleoptera-Scarabaeidae), Polphylla fullo (L.), Hylobius abietis (L.) (Curculionidae).
5. MÜCADELE METOTLARI
Süs bitkilerini etkileyen zararlılara karşı mücadelede Biyolojik, kültürel, mekanik ve ilaç uygulaması yöntemleri kullanılır.
5.1. Biyolojik Mücadele
Her böcek ve akarın zararlı populasyonlarını azaltmaya hizmet eden doğal düşmanları(predatör ve parazitler) mevcuttur. Peyzaj bitkileri zararlılarının doğal düşmanlarını çoğu, doğal türlerdir, fakat bazıları yabancı ülkelerden getirilip biyolojik mücadele amacıyla bitkilerin bulunduğu çevreye bırakılırlar. O halde biyolojik mücadele zararlıları baskı altına almak için parazit ve predatör kullanılmasıdır.
Farklı ortamdan parazit ve predatör getirilmesi oldukça zor ve zaman isteyen bir süreç olduğundan çalışmalarda yerli türlerin bulunduğu yerde korunması önem kazanmaktadır.
Bu işler için;
Zararlıların önemli doğal düşmanlarını belirlemek,
Fissziksel ve kültürel tedbirlerle zararlı sayısını kabul edilebilir seviyeye indirildiğinde ilaç kullanımından kaçınmak,
Parazit ve predatörlere en az zarar veren ilaçların kullanılması.
5.2. Kültürel Mücadele
Bitkiyi kuvvetlendirmek, seyrekleştirmek, uygun budama, dayanıklı tür ve kültürlerin seçimi gibi işlemleri içeren bitki gelişmesi ile ilişkili işlemler zararlı etkisini önleme ve azaltmada faydalıdır.
5.2.1. Bitkilerin Aralık Mesafesinin Artırılması
Kuru ve kurumaya yüz tutmuş bitkilerin çıkarılması bazı yumuşak kabuklu koşnillerin için uygun olmayan bir fiziki çevre meydana getirir. Örneğin; Yapılan gözlemlerde, Zakkum bitkisinin sık dikimlerde iç kısımlara kadar daha fazla hava akımı ve güneş ışığı girmesi sağalandığında , siyah koşnil populasyonunun azaldığı görülmüştür. Koşnilin azalması kısmen doğal düşmanlarının etkinliğinin artmasıyla bağlantılıdır.
5.2.2. Bitkinin Kuvvetli Olması
İbreli ağaçlarda kabuk böcekleri baskı altındaki ağaçlara, kuraklık, kök hastalıkları, inşaat çalışmalarında köklere zarar verilmesi, kök civarındaki toprağın kompaklaşması, hava kirliliği, zayıf yetişme muhiti, aşırı yaşlanma gibi sebeplerle zayıflamış bitkiler arız olurlar. Yapraklı ağaçlarda zarar yapan bazı kabuk böcekleri, benzer bir şekilde tercihen zayıflamış ağaçları tercih ederler. Birçok Odun zararlıları (buprestid ve Cerabycid) tercihen zayıf ağaçlar üzerinde zararlı olurlar. Bu odun zararlısının arız olduğu ağaçlardaki zararlılar ile mücadele çok zordur, bu sebeple zararlının gelişine engel olmak için kültürel tedbirler uygulanarak bitkilerin kuvvetlendirilmesi zararlı gelişini engellemektedir.
5.2.3. Budama
Yılın uygun zamanında ağaçları düzgün bir şekilde budanması bazı delici böceklerin saldırısını azaltır. İbreliler özellikle, gövdeleri yaralandıktan sonra bazı odun ve kabuk böceklerinin saldırısına hassas hale gelir.
Uygun şekilde budama, kök ve gövde arasındaki dengenin bozulmasına sebep olacak tepe düzeltmeleri ve su sürgünleri vermesini sağlayacak aşırı budamadan kaçınılmalıdır. İbreliler aşırı budamanın arkasından gelen kabuk böceği tasallutu kurumalara sebep olur.
Bazı delici böcekler için kış sonu, ilkbahar ve yaz periyodundaki budama (Gövdede açık yaralar) yapılması, sonbahar ve kış başlangıcında yapılana nazaran daha fazla tasallut ile sonuçlanır. Ergin delici böcekler sonbahar ve kış aylarında faal değildir, bu zamanda budama yapılması böceklerin aktif olacağı zamana kadar yaraların kapanması için gerekli zamanı sağlamış olur. Yaraların macun ile kapatılması tasallutu engellemekle birlikte, budamanın uygun zaman ve şekilde yapılması daha uygundur.
5.2.4. Dayanıklı Bitki Kullanımı
Zararlılar bitkilerin tür ve kültürlerinin hepsine eşit şekilde saldırmaz. Bu yüzden zararlılara en az hassas türlerin seçiminde, büyüklük, şekil ve renk gibi temel gerekler karşılandığı sürece, zararlılara karşı ilaç kullanım ihtiyacı azalır veya kalmaz. Dayanıklılık terimi bağışıklılık anlamına gelmez. Dayanıklı bitkinin üstünde az miktarda zararlı mevcuttur fakat, bu seviyedeki zarar önemsizdir. Dayanıklı bitki kullanımındaki büyük yararlara karşın, bu kültürel işlem aşağıdaki eksik ve sınırlandırmaları vardır.
Önemli bir zararlı böceğe dayanıklı bir bitki, ciddi bitki hastalıklarına veya diğer problemlere karşı hassas olabilir.
Çevre düzenlemesi halihazırda yapılmışsa, zararlılara dayanıklı bitkiler, yeni bitki ihtiyacı olana kadar kullanılamazlar.
Bugün önemli bir zararlıya mukavim olan bitki, bir zaman sonra sahaya yeni giren yeni zararlıya muhtemelen dayanıklı olmayabilir.
Ergeç bazı zararlı böcekler mukavim bitkiye adapte olma kabiliyeti gösterebilir. Bu zararlının yeni soyu biyotip olarak adlandırılır.
Az kullanılan bir bitki, zararlılara karşı dayanıklı olarak bulunduğu için yaygınlaştırılırsa, Artan sayıda böceğin bu bitkide zararlı olması şansı büyüktür.
5.3. Mekanik Mücadele
Bazı durumlarda bir zararlı tasallutu mekanik yöntemle mücadele edilebilir ve önlenebilir.
5.3.1. Budama
Lepidopter larva kolonilerinin olduğu dalların uçlarını kesilmesi, Yeni yumurtadan çıkmış toplu halde beslenen larvaların olduğu dal uçlarının kesilmesi en iyi çözümdür. Kese yapan larva zararlarında, larvalar keseden uzak yapraklarda beslenirler, fakat akşama doğru keseye döner ve soğuk günlerde kesede kalırlar Bu yüzden larva bulunan keseler, larvaların kese içinde oldukları zamanda kesilerek imha edilmelidir.
Ülkemizde en önemi zararlılardan Çam keseböceği gece beslenir, gündüz kesede kalır. Zarar zamanı Ekim-Nisan arası yani Sonbahar, Kış, İlkbahar dönemlerini kaplar. Normal şartlarda meşcere kenarlarında yoğunlaşır. Kese toplama mücadelede en önemli unsurlardan birisidir.
Bazı kese oluşturmayan Lepidopter larvaları, genç dönemlerinde bir yumurta kümesinden çıkanların tamamı toplu halde aynı yaprakta beslenir. Böyle durumda bir yaprak koparılması bile bir koloninin tamamen yok olmasını sağlayabilir. Budama ile mücadelede epidemi hali ve ağaçların çok büyük oluşu sınırlayıcı faktörlerdir.
5.3.2. Bazı Kabuk ve Odun Zararlısı böceklerin tasallutunun azaltıcı Faaliyetler
Çeşitli kabuk böcekleri ibrelilerin sıkıntıdaki ağaçlarda ve kuru veya yeni kuruyan odunlarında ürerler. İbreli ormanlarda böyle odunların uzaklaştırılması yaşayan ağaçlarda olabilecek tasallutları azaltır. Bu işlem epidemi olsun olmasın, potansiyel üreme kaynağı odunlar görüldüğünde yapılır. Karaağaç hastalığı taşıyıcısı, küçük karaağaç kabuk böceği (Scolytus multistriatus) ve (Shothole borer) benzer şekilde yeni kurumuş ve kurumakta olan Karaağaç ve Prunus sp. gibi ağaçlarda çoğalırlar. Böceğe hassas sağlıklı ağaçların korunması için bu üremeye elverişli materyalin uzaklaştırılması tavsiye edilmektedir.
Kuruyan ve kurumakta olan ağaçların yakılması, yonga şeklinde parçalanması, 40-50 cm derinliğinde gömülmesi veya alandan en az 500-600 m kadar uzaklaştırılması, etkili olmaktadır.
Zor olmakla birlikte, yeni kesilmiş ağaçların hemen kabuklarının soyulması, ağacı uygun üreme yeri olmaktan çıkararak, odunu kullanım için emniyetli şekilde bekletilmesine imkan sağlar. Soyulmuş kabuklar böcekler için uygun konukçu olmadığından sahadan uzaklaştırılmasına gerek yoktur.
5.4. Kimyasal Mücadele (İlaçlı Mücadele)
Ciddi bir zararlı afeti ile karşılaşıldığında genellikle ilaçlı mücadeleden başka çözüm yolu kalmamaktadır. İlaçlı mücadele çoğunlukla gövde ve yapraklara püskürtme şeklinde olmakla birlikte, toprağa sulama gibi verilmesi ve gövdeye enjekte edilmesi yöntemleri de kullanılmaktadır.
5.4.1. Püskürtme şeklinde tatbik metotları
Püskürtme hidrolik pulvarizatör veya sisleme makineleriyle uygulanabilir. Hidrolik pülverizatörde ilaç suyla karıştırılarak yüksek basınç altında püskürtme borusu ve ucundaki meme vasıtasıyla hedef ağaca püskürtülür. Sislemede yüksek konsantrasyonda ilaç ve hava akımı kullanılır. İlacın 10-20 mikron gibi çok küçük zerreciklerden meydana gelmiş sis bulutu oluşturması, birkaç saat atmosferde kalarak bitkinin bütün organlarına nüfüs etmesi sağlanır. Uygulama için geniş sahada ve rüzgarsız havalarda yapılmalıdır.
5.4.2. Sistemik İlaçlar
Sistemik ilaçlar bitkilerin köküne yapraklarına, kabuğuna veya iletim sistemine injekte edildiğinde, Emilir, yukarı doğru taşınarak öncelikle yapraklarda beslenen böcekleri öldürür. Püskürtülerek uygulandığında hem temas zehiri hemde yaprağın bünyesine geçerek mide zehiri olarak böcekleri öldürür (Acephate, Dimethoate). Sistemik ilaçların avantajlerı, uzun süreli etki, uygulandığında mevcut olmayan yeni oluşan yaprakların korunması, püskürterek ilacın nüfus edemeyeceği tomurcuk, sürgün gibi bitki organlarının korunması, faydalı böceklere zararın azaltılmasıdır.
Sistemik ilaçlar bitki üzerinde yaşayan bütün böcekleri öldürmez. İlaç nasıl tatbik edilirse edilsin, derhal bitki bünyesine geçerek bitki organlarına ve yaprakların hepsine nüfüs eder. Uygun sistemik ilaçlarla birçok emici böcek ve yaprak yiyen bazı böcekler ile mücadele edilebilir. Temas etkisi ile ölüme sebep olan uygun maddeler kullanılmadıkça, sistemik ilaçlar odun zararlısı böceklerin çoğu ve kabukta beslenen koşnillere karşı etkili değildir.
5.4.3. Sistemik etkili İlaçların Gövdeye enjeksiyonu
Bazı özel süs bitkilerinde böceklerle mücadele için gövdeye sistemik ilaç verilmesi amacıyla iki sistem(Mauget, Acecap) geliştirilmiş ve uygulanmaktadır. Uygulamalar genelde vejetasyon mevsimi içinde yapılır. Birinci sistemde (Mauget) herbir deliğe beslenme tüpleri yerleştirilir.
İnsektisit enjeksiyonu , ağaç ilacı hemen kabul eder ve hedef böceğe karşı etkili olduğu takdirde çok tavsiye edilir. Bu şekil uygulama, uzun kalabalık sokaklar, çarşı çevresi gibi diğer uygulamaların zor olduğu yerlerdeki ağaçlardaki zararlılarla mücadele için yararlıdır. Gerekli ekipman basit ve ucuzdur, pülverizasyonun yapılamayacağı olumsuz hava şartlarında yapılabilir, çevreye ilaç dağılması olmaz, faydalı böceklere etkisi azdır
5.4.3. İnsektisit olarak Yağlar
Yağlar kimyasal etkiden ziyade hava almayı engelleyerek bszı böcekleri ve akarları öldüren temas etkili maddedir. Yağların hiç kalıntı etkisinin olmadığını, ancak uygulandığında mevcut zararlıları etkilediğini, sonra gelenler üzerinde bir etkisinin olmadığını yapılan araştırmalar göstermiştir. Uygulama sonrası gelen bazı böceklere uzaklaştırıcı etkisi olduğu da belirlenmiştir.
Zararlının bulunduğu gelişme devresine göre yağlar; yumurta, larva ve ergin safhasında öldürebilir. Bitkilerin durgun döneminde yağlar koşnillere, akarlara, aphidlere, psyllidlere ve bazı lepidopterlere karşı kullanılması faydalıdır. Yağlar ister vejetasyon mevsimi içinde ister durgun devrede kullanılsın, toprakta nem açığı olduğu devrede ağaçlara ve çalılara tatbik edilmemelidir. Vejetasyon mevsiminde kullanıldığında, ilkbaharda tomurcukları patlayıp, yapraklanmaya başlayan bitkilerde taze yaprakları zarar görebileceği için kullanılmamalıdır.
5.4.3. İnsektisit olarak sabunlar
Böcek öldürücü olarak yağlarla aynı şekilde etkiye sahiptir. Kalıntı etkisi olmadığından vejetasyon mevsimi süresince hedef zararlılara karşı uygulamalar tekrarlanmalıdır. Sabunlar aphidler, thripsler, akarlar, psyllidler ve beyaz sineklere karşı iyi sonuçlar vermektedir. 5 birim arap sabunu + 95 birim su karışımı ile yapılan uygulamalarda Aphidlere karşı iyi sonuç alınmıştır (SEKENDİZ ve Ark. 1997).
5.4.4. Mikrobiyal İnsektisitler
Bu insektisitler yaşayan mikroskobik (virüs, bakteri, mantar, protozoa, veya nemotod) organizmalardan veya bunların ürünleri olan zehirlerden oluşmaktadır. Bunlar diğer insektisitler gibi püskürtme, toz ve granül halde uygulanacak şekilde kullanıma sunulmuşlardır.
Mikrobiyal insektisitler birçok zararlı böcekle mücadelede için etkili seçenektir. En büyük artıları insan ve hayvanlarda zehirlenme ve hastalıklara sebep olmamasıdır. Her zararlı için kullanılamasa da bu ürünler süs bitkilerinde yaşayan bazı zararlı böcekler için başarılı bir şekilde kullanılabilir. Çünkü mikrobiyal insektisitlerin çoğu belli böceklere karşı etkilidir ve bu insektisitler çevrede çok çabuk şekilde zehir etkilerini kaybederler. Kullanıcılar hedef zararlıyı düzgün şekilde tanımlamalı ve etkili uygulama planı yapmalıdır.
ZARARLILAR
1)Tel Kurtları: (groites spp.)
Larvalar, bitkilerin toprakaltı
kısımlarında ince kökleri ısırıp kopararak ve kalın kök veya
yumrular içinde tüneller açarak beslenirler.
Saman sarısı renkte,
sert vücutlu ince uzun yapılı olan larvalar,
ilkbahardan itibaren havaların ısınmasıyla toprak yüzeyine
yakla ş arak konukçu bitkilerin köklerinde beslenmeye
ba ş larlar.
Kullanılan İ laçlar:
Chlorpyrifos Ethyl %25 1.2kg/ dekar –12g/
1kg tohum Diazinon 185 gr/ l 1 lt /dekar
Imidacloprid 600g/ l 35cc/
100 kg tohuma Endosulfan 5% 4 kg /dekar
Imidacloprid 70% 30g/100 kg tohuma
2)Toprak Pireleri : (alictidae)
Erginler taze bitkilerin yapraklarını yiyerek,
yuvarlak ve küçük delikler açarlar.
Kullanılan ilaçlar:
Carbaryl 50% 200gr/ dekar
Dichlorvos550g/l 200cc/ dekar
Malathion 500g/l 220cc/dekar
3)Thripsler
Bitkinin özsuyunu emerek beslenirler.
Beslenme
genellikle yapraklarda,çiçeklerde ve meyve kapsüllerinde olur.
Zarar gören dokular gümü ş i bir renk alır.
Bu görüntüye Ak damar hastalı ğ ı denir.
Thripsler bulundukları bölgenin
iklim ş artlarına göre Mart- Nisan aylarında kı ş laktan çıkıp
tarım alanlarında beslenmeye ve yumurta koymaya ba ş larlar.
Kullanılan İ laçlar
Beta Cyfluthrin 25g/l 50cc (domates)
Primicarb 25% 100 gr (domates)
Pymetrozine 50% 30 gr (domates)
Spinosad 480 g/l 20cc/ dekar (biber)
Thiamethoxam 15cc/dekar(domates)
4)Yaprak Pireleri (Empoasca Thripidae Empoascadecipens Paoli, Empoasca devastans)
Bitki özsuyunuemerler.
A ğ ır zarara u ğ rayan yapraklar esmerle ş erek deri
görünümünü alırlar ve yaprak kenarları kıvrılır.
Kullanılan İ laçlar
Beta Cyfluthrin 25g/l 50cc (domates)
Primicarb 25%100 gr (domates)
Pymetrozine 50%30 gr (domates)
Spinosad 480 g/l 20cc/dek(biber)
Thiamethoxam 15cc/dekar (domates)
5) Pamuk Yaprak Kurdu:
Caradrina Exiqua,SpodopteraExiqua :
Yaprak,tarak,
çiçek ve meyvelerle beslenerek
onları tahrip ederler.
Kullanılan İ laçlar
Carbaryl 50%450g/dekar
Carbaryl 5%4.5 kg/dekar
Chlorpyrifos Ethyl 480g/l 180cc/dekar
Endosulfan 360g/l 150cc/dekar
Malathion 190g/l 600cc/dekar
Malathion 500g/l 250cc/dekar
Malathion 650g/Lt 200cc/dekar
Malathion 25%480cc/dekar
Mevinphos 240g/l 200cc/dekar
Trichlorfon 5% 3 kg/ dekar
Methomyl 360g/l 200cc/ dekar
Teflubenzuron 150g/l 35cc/dekar
Chlorfenapyr 50%40gr/dekar
6)Ye ş il Kurt:
Heliothis Armigerea,Heliothis Viriplace,
Larvalar genelde çiçek,tarak,tomurcuk,meyve gibi generatif
organlarda beslenirler.Zarar gören tarak,çiçek,
ve tomurcuklar dökülür meyve ise Pazar de ğ erini kaybeder.
Alphacypermethrin 100g/l 50cc/dekar
Zetacypermethrin 100g/L 50cc/ dekar
7)Kırmızı Örümcekler:
Tetranychus Urticae,TetranychusCinnabarinus Boisd :
Erginler yaprakların alt yüzeyinde
beslenirler.Sokucu- emici a ğ ız yapıları ile bitki özsuyunu
emerek onları zayıf dü ş ürürler.
Salgıladıkları toksik madde
ile klorofili parçalarlar ve özümleme faaliyetini aksatır.
Küçük yapraklı sebzelerde yaprak ba ş ına ortalama 2,
büyük yapraklı sebzelerde ortalama 4 adet canlı sayılınca ilaçlama
yapılmalıdır.
Kullanılan İ laçlar
Proporgite 790 g/l 75ccAbemectin 18 g(l 25cc/da
Hexythiazox 50g/l 50 cc
Chlorfenapyr 50%40g/dekar
Pyrimidafen 104g/l 30 cc
8)Pis Kokulu Ye ş il Böcek: Nezara Viridula :
Bitki özsuyunu emerek beslenirler.
Özellikle meyvelerde beslenmeyi tercihederler.
Sokulup –emilen çiçekler ve yeni te ş ekkül eden
meyveler dökülür.
Büyümekte olan meyveler ş ekil
bozuklu ğ una u ğ rar.
Domates ve patlıcan gibi renkli kabuklu
meyvelerde sokulup emilen yerlerde alacalı lekeler olu ş ur.
Yaprak ba ş ına 10 adet canlı sayılınca ilaçlamaya
ba ş lanmalıdır.
Thiocyclam hydrogen oxalate 50%50gr
Flufenoxuron 50g/l 200cc
Oxamyl 160g/l 60lt/dekar
Spinosad 480 g/l
Deltamethrin 25g/l 50cc/da
9)Yaprak Galeri Sinekleri: Agromyzidae
Yaprak içinde
tüneller açarak bitkilerin fotosentez gücünü azaltır ve
yapraklarda tahribata sebep olurlar.
İ laçlama sabahın erken
saatlerinde yapılmalıdır.
Yapı ş kan sarı tuzaklar ergin
faaliyetlerini tespit etmede kullanılır.
Bu tuzakların
bulunmadı ğ ı durumlarda üzerine ince bir tabaka halinde
vazelin sürülmü ş karton veya mukavva kullanılır.
Bu tuzaklar günlük olarak kontrol edilerek ergin çıkı ş ı
gözlemlenir.
Ayrıca bitki yaprakları sürekli kontrol edilerek
yaprak içinde tünel açma faaliyetlerinin ba
ş layıp ba ş lamadı ğ ı kontrol edilmelidir.
Oxamyl 160g/l 6 lt/dekar
Spinosad 480g/lt
Flufenoxuron 50g/lt 200cc
Cyromazine 75%20g/dekar
10)Beyaz Sinek:Bemisia Tabaci
Bitkinin özsuyunu emerek beslenirler.
Bazı virüs zararlılarının vektörü olan bu zararlıya
kar ş ı görülür görülmez ilaçlama yapılmalıdır.
Amitraz Acetamipirid Bifenthrin Cypermethrin Chlorpyrifos Ethyl
Deltamethrin Endosulfan Fenpropathrin Formothion L.
Cyhalothrin Pirimiphos-
Methyl
Pyriproxyfen Buprofezin Beyaz Sinek Zararı Kırmızı ÖrümcekPamuk yaprak Kurdu
Pis Kokulu Ye ş il Böcek
TARIM İ LAÇLARI KULLANIMI
•Zirai mücadele ilaçları kilitli bir yerde kapalı odada ve
dolaplarda,
kuru ve serin yerde muhafaza edilmelidir.
•Zirai mücadele ilaçları üzerinde ve kullanma talimatlarında
gösterilen talimatlara göre kullanılmalıdır.
•Koruyucu elbiseler sık sık de ğ i ş tirilmeli ve temizlenmelidir
•Zirai mücadele ilaçları ile çalı ş ırken yemek yenmemeli sigara
içilmemelidir.
•iş esnasında ve i ş ten sonra alkollü içkilerin kullanılması çok
sakıncalıdır.
•i laçlar deri veya göze temas ettirilmemeli,
temas eder ise bol
su ile yıkanmalıdır.
•Rüzgara kar ş ı ilaç atılmamalıdır.
•Hazırlanan ilaçlardan arta kalanlar çukurlara,
derelere,
nehirlere vs.
dökülmemeli,
bunlar için açılan çukurların içine
gömülmelidir.
•Gündüzler devamlı olarak 8 saatten fazla ve üst üste 6
günden fazla sürelerle mücadeleden kaçı
nılmalıdır.
Zehirlenme Belirtileri:
Ba ş a ğ rısı,
a ş ırı yorgunluk,
huzursuzluk,
kusma,
yüksek ate ş ,
terleme ,
solunum zorlu ğ u,
morarma,
kalpte ritim bozuklu ğ u,
cilt ve göz kapaklarında
titreme,
konu ş ma güçlü ğ ü,
görme bozuklu ğ u,
göz bebeklerinin
küçülmesi,
ishal bayılma .
Zehirlenme Durumunda Yapılması gerekenler
•Hasta uygulama yapılan yerden uzakla ş tırılmalıdır.
•İ laçlı giysiler üzerinden alınmalı,
deriye bula ş mı ş olan ilaçlar
bol su ile yıkanmalıdır.
•Hasta bayılmı ş ise ılık su,
tuzlu su,
sabunlu su yardımıyla
kusturulmal
ıdır.
•Sunni solunum yapılabilir.
•Hasta ba ş ı yana dönük yatırılmalıdır.
•Sıcak tutulmalıdır.
•Hasta en kısa sürede hastahaneye götürülmeli zehirlenmeye
neden olan ilacın adı doktora açıklanmalıdır.
Krizantemde Japon Beyaz Pası (Puccinia horiana)
Belirtileri:
Beyaz pas yaprakların alt yüzeyinde küçük beyazımsı kabartı veya püstüller oluşturur. Üstten bakıldığında yaprakta sarımsı lekeler görülür. Püstüller açıldığında çok sayıda parlak kahverengi sporlar serbest kalır.
Enfeksiyonla simptomların görülmesi arasında geçen süre 8 gün ile 8 hafta arasında değişir. Normal olarak bu süre 2-4 haftadır. Fungusun muhtelif ırkları değişik çeşitlerde farklı etkiler yapar. Çeşitlerin fungusa dayanıklılığı aynı değildir.
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
Yeşil aksam kuru tutulmalıdır. Sporlar en az 5 saat suda kalırsa enfeksiyon meydana gelebilir. Bitkiyi karartma materyali ile karartmadan önce sulamak doğru olmaz.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Oxycarboxin 75 | WP | 75 g |
| Mancozeb | WP | 200 g |
| Triforine 90 | EM | 100 cc |
Güllerde Pas Hastalığı (Phragmidium spp)
Belirtileri:
Hastalık önce yaprak, dal ve tomurcuk saplarında sarımtrak lekeler halinde görülür. Daha sonra bu lekeler kırmızıya dönüşür. Lekeler hafif kabarık püstüller halindedir. Lekelerden dolayı bitki iyi beslenemez. Çiçek miktarı azalır. Kalite düşer. İlkbaharda çiçek tomurcuklarının açılmamasına neden olur.
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
İlkbaharda dal, yaprak, tomurcuk sapı ve çanak yapraklarda kırmızı kabartılar (esidi) görüldüğünde hastalıklı dallar budanmalıdır. Budama artıkları yakılmalıdır.
Toprağa düşen yapraklar toplanarak imha edilmeli ya da derince gömülmelidir.
Kimyasal Mücadele:
İlk püstüller görülür görülmez ilaçlamalara başlanmalı ve hastalığın seyrine göre vegetasyon süresince devam edilmelidir.
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Bakır sülfat + CaO Bulamacı |
| 1kg+0.5 kg |
| Cyproconozale | 50g/l EC | 25ml (Atemi 50 EC) |
| Propineb %70 | WP | 200 g (Aprocol 70 WP, Enercol) |
Gül Külleme Hastalığı (Sphaerotheca pannosa var. rosae)
Belirtileri:
Yaprak,sürgün ve tomurcuklarda görülür. Hastalıklı yapraklar kıvrılır, oluklaşır ve sertleşir. Beyaz bir misel ve konidi örtüsüyle kaplanır. Misel ve konidi örtüsü tomurcuğun çanak yapraklarında ve saplarında da görülür. Külleme bazen tomurcukların açılmasına engel olur.
Hastalık özellikle nemli ve üstten sulama yapılan yerlerde önem kazanır.

Resim 1. Gülde Külleme hastalığı
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
Aşırı sulamadan, özellikle bahçe gülleri için sisleme şeklinde yapılan sulamadan kaçınılmalıdır.
Gübreleme, toprak işleme ve sulama, gülün normal gelişimini sağlayacak şekilde yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Dinocap 475 g/l | EC | 30-40 ml |
| Kükürt % 80 | WP | 400 g |
| Quinomethionate %25 | WP | 30 g |
| Bupirimate 250 g/l | EC | 160 ml |
| Penconazole 100 g/l | EC | 25 ml |
| Hexaconazole 50 g/l | SC | 50 ml |
Karanfil Pası (Uromyces caryophyllus)
Belirtileri:
Bitkilerin sap, dal yaprak ve çanak yapraklarında başlangıçta sarımtırak lekeler ve epidermiste gümüşi-gri çıkıntılar şeklinde görülür. İleri evrelerde epidermis dokusu çatlar ve sporlar kahverengi toz halinde ortaya çıkar. Sap kırılması ve gelişmede gerilik meydana gelir. Kesme çiçeklerin estetik görünümü bozulur.

Resim 2. Karanfilde pas hastalığı
Mücadelesi:
Kültürel Tedbirler:
- Sağlam anaçlardan çelik alınmalıdır.
- Serada havalandırma iyi olmalıdır.
- Sulama üstten değil, dipten yapraklara değmeyecek şekilde yapılmalıdır.
- Fazla azotlu gübre kullanılmamalıdır.
- Serada bitkiler sık dikilmemelidir. Tele alınmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Captan %50 WP | WP | 250 g |
| Cyproconazole 50g/l | EC | 60 ml |
| Maneb %80 | WP | 200 g |
| Oxycarboxin % 75 | WP | 75 g |
Begonyada Külleme Hastalığı (Oidium begoniae Putt.)
Belirtileri:
Hastalık bitkinin gövde, yaprak, yaprak sapı ve çiçekte görülür. Yaprakların üzeri önce fungusun misel ve konidilerinden oluşan hafif kirli beyaz bir örtü ile kaplanır. Daha sonra yaprak kahverengileşir ve kurur.

Resim 3. Begonyada Külleme hastalığı
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
- Temiz bitkilerden çelik alınmalıdır.
- Aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Özellikle üstten sulama yapılmamalıdır.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Dinocap 475 g/l | EC | 30-40 ml |
| Kükürt | WP | 300-350 g |
| Quinomethionate %25 | WP | 30 g |
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü
Çiftçi Eğitimi ve Yayım Serisi
Yayın No: 38Krizantemde Japon Beyaz Pası (Puccinia horiana)
Belirtileri:
Beyaz pas yaprakların alt yüzeyinde küçük beyazımsı kabartı veya püstüller oluşturur. Üstten bakıldığında yaprakta sarımsı lekeler görülür. Püstüller açıldığında çok sayıda parlak kahverengi sporlar serbest kalır.
Enfeksiyonla simptomların görülmesi arasında geçen süre 8 gün ile 8 hafta arasında değişir. Normal olarak bu süre 2-4 haftadır. Fungusun muhtelif ırkları değişik çeşitlerde farklı etkiler yapar. Çeşitlerin fungusa dayanıklılığı aynı değildir.
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
Yeşil aksam kuru tutulmalıdır. Sporlar en az 5 saat suda kalırsa enfeksiyon meydana gelebilir. Bitkiyi karartma materyali ile karartmadan önce sulamak doğru olmaz.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Oxycarboxin 75 | WP | 75 g |
| Mancozeb | WP | 200 g |
| Triforine 90 | EM | 100 cc |
Güllerde Pas Hastalığı (Phragmidium spp)
Belirtileri:
Hastalık önce yaprak, dal ve tomurcuk saplarında sarımtrak lekeler halinde görülür. Daha sonra bu lekeler kırmızıya dönüşür. Lekeler hafif kabarık püstüller halindedir. Lekelerden dolayı bitki iyi beslenemez. Çiçek miktarı azalır. Kalite düşer. İlkbaharda çiçek tomurcuklarının açılmamasına neden olur.
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
İlkbaharda dal, yaprak, tomurcuk sapı ve çanak yapraklarda kırmızı kabartılar (esidi) görüldüğünde hastalıklı dallar budanmalıdır. Budama artıkları yakılmalıdır.
Toprağa düşen yapraklar toplanarak imha edilmeli ya da derince gömülmelidir.
Kimyasal Mücadele:
İlk püstüller görülür görülmez ilaçlamalara başlanmalı ve hastalığın seyrine göre vegetasyon süresince devam edilmelidir.
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Bakır sülfat + CaO Bulamacı |
| 1kg+0.5 kg |
| Cyproconozale | 50g/l EC | 25ml (Atemi 50 EC) |
| Propineb %70 | WP | 200 g (Aprocol 70 WP, Enercol) |
Gül Külleme Hastalığı (Sphaerotheca pannosa var. rosae)
Belirtileri:
Yaprak,sürgün ve tomurcuklarda görülür. Hastalıklı yapraklar kıvrılır, oluklaşır ve sertleşir. Beyaz bir misel ve konidi örtüsüyle kaplanır. Misel ve konidi örtüsü tomurcuğun çanak yapraklarında ve saplarında da görülür. Külleme bazen tomurcukların açılmasına engel olur.
Hastalık özellikle nemli ve üstten sulama yapılan yerlerde önem kazanır.

Resim 1. Gülde Külleme hastalığı
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
Aşırı sulamadan, özellikle bahçe gülleri için sisleme şeklinde yapılan sulamadan kaçınılmalıdır.
Gübreleme, toprak işleme ve sulama, gülün normal gelişimini sağlayacak şekilde yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Dinocap 475 g/l | EC | 30-40 ml |
| Kükürt % 80 | WP | 400 g |
| Quinomethionate %25 | WP | 30 g |
| Bupirimate 250 g/l | EC | 160 ml |
| Penconazole 100 g/l | EC | 25 ml |
| Hexaconazole 50 g/l | SC | 50 ml |
Karanfil Pası (Uromyces caryophyllus)
Belirtileri:
Bitkilerin sap, dal yaprak ve çanak yapraklarında başlangıçta sarımtırak lekeler ve epidermiste gümüşi-gri çıkıntılar şeklinde görülür. İleri evrelerde epidermis dokusu çatlar ve sporlar kahverengi toz halinde ortaya çıkar. Sap kırılması ve gelişmede gerilik meydana gelir. Kesme çiçeklerin estetik görünümü bozulur.

Resim 2. Karanfilde pas hastalığı
Mücadelesi:
Kültürel Tedbirler:
- Sağlam anaçlardan çelik alınmalıdır.
- Serada havalandırma iyi olmalıdır.
- Sulama üstten değil, dipten yapraklara değmeyecek şekilde yapılmalıdır.
- Fazla azotlu gübre kullanılmamalıdır.
- Serada bitkiler sık dikilmemelidir. Tele alınmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Captan %50 WP | WP | 250 g |
| Cyproconazole 50g/l | EC | 60 ml |
| Maneb %80 | WP | 200 g |
| Oxycarboxin % 75 | WP | 75 g |
Begonyada Külleme Hastalığı (Oidium begoniae Putt.)
Belirtileri:
Hastalık bitkinin gövde, yaprak, yaprak sapı ve çiçekte görülür. Yaprakların üzeri önce fungusun misel ve konidilerinden oluşan hafif kirli beyaz bir örtü ile kaplanır. Daha sonra yaprak kahverengileşir ve kurur.

Resim 3. Begonyada Külleme hastalığı
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
- Temiz bitkilerden çelik alınmalıdır.
- Aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Özellikle üstten sulama yapılmamalıdır.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Dinocap 475 g/l | EC | 30-40 ml |
| Kükürt | WP | 300-350 g |
| Quinomethionate %25 | WP | 30 g |
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü
Çiftçi Eğitimi ve Yayım Serisi
Yayın No: 38Krizantemde Japon Beyaz Pası (Puccinia horiana)
Belirtileri:
Beyaz pas yaprakların alt yüzeyinde küçük beyazımsı kabartı veya püstüller oluşturur. Üstten bakıldığında yaprakta sarımsı lekeler görülür. Püstüller açıldığında çok sayıda parlak kahverengi sporlar serbest kalır.
Enfeksiyonla simptomların görülmesi arasında geçen süre 8 gün ile 8 hafta arasında değişir. Normal olarak bu süre 2-4 haftadır. Fungusun muhtelif ırkları değişik çeşitlerde farklı etkiler yapar. Çeşitlerin fungusa dayanıklılığı aynı değildir.
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
Yeşil aksam kuru tutulmalıdır. Sporlar en az 5 saat suda kalırsa enfeksiyon meydana gelebilir. Bitkiyi karartma materyali ile karartmadan önce sulamak doğru olmaz.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Oxycarboxin 75 | WP | 75 g |
| Mancozeb | WP | 200 g |
| Triforine 90 | EM | 100 cc |
Güllerde Pas Hastalığı (Phragmidium spp)
Belirtileri:
Hastalık önce yaprak, dal ve tomurcuk saplarında sarımtrak lekeler halinde görülür. Daha sonra bu lekeler kırmızıya dönüşür. Lekeler hafif kabarık püstüller halindedir. Lekelerden dolayı bitki iyi beslenemez. Çiçek miktarı azalır. Kalite düşer. İlkbaharda çiçek tomurcuklarının açılmamasına neden olur.
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
İlkbaharda dal, yaprak, tomurcuk sapı ve çanak yapraklarda kırmızı kabartılar (esidi) görüldüğünde hastalıklı dallar budanmalıdır. Budama artıkları yakılmalıdır.
Toprağa düşen yapraklar toplanarak imha edilmeli ya da derince gömülmelidir.
Kimyasal Mücadele:
İlk püstüller görülür görülmez ilaçlamalara başlanmalı ve hastalığın seyrine göre vegetasyon süresince devam edilmelidir.
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Bakır sülfat + CaO Bulamacı |
| 1kg+0.5 kg |
| Cyproconozale | 50g/l EC | 25ml (Atemi 50 EC) |
| Propineb %70 | WP | 200 g (Aprocol 70 WP, Enercol) |
Gül Külleme Hastalığı (Sphaerotheca pannosa var. rosae)
Belirtileri:
Yaprak,sürgün ve tomurcuklarda görülür. Hastalıklı yapraklar kıvrılır, oluklaşır ve sertleşir. Beyaz bir misel ve konidi örtüsüyle kaplanır. Misel ve konidi örtüsü tomurcuğun çanak yapraklarında ve saplarında da görülür. Külleme bazen tomurcukların açılmasına engel olur.
Hastalık özellikle nemli ve üstten sulama yapılan yerlerde önem kazanır.

Resim 1. Gülde Külleme hastalığı
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
Aşırı sulamadan, özellikle bahçe gülleri için sisleme şeklinde yapılan sulamadan kaçınılmalıdır.
Gübreleme, toprak işleme ve sulama, gülün normal gelişimini sağlayacak şekilde yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Dinocap 475 g/l | EC | 30-40 ml |
| Kükürt % 80 | WP | 400 g |
| Quinomethionate %25 | WP | 30 g |
| Bupirimate 250 g/l | EC | 160 ml |
| Penconazole 100 g/l | EC | 25 ml |
| Hexaconazole 50 g/l | SC | 50 ml |
Karanfil Pası (Uromyces caryophyllus)
Belirtileri:
Bitkilerin sap, dal yaprak ve çanak yapraklarında başlangıçta sarımtırak lekeler ve epidermiste gümüşi-gri çıkıntılar şeklinde görülür. İleri evrelerde epidermis dokusu çatlar ve sporlar kahverengi toz halinde ortaya çıkar. Sap kırılması ve gelişmede gerilik meydana gelir. Kesme çiçeklerin estetik görünümü bozulur.

Resim 2. Karanfilde pas hastalığı
Mücadelesi:
Kültürel Tedbirler:
- Sağlam anaçlardan çelik alınmalıdır.
- Serada havalandırma iyi olmalıdır.
- Sulama üstten değil, dipten yapraklara değmeyecek şekilde yapılmalıdır.
- Fazla azotlu gübre kullanılmamalıdır.
- Serada bitkiler sık dikilmemelidir. Tele alınmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Captan %50 WP | WP | 250 g |
| Cyproconazole 50g/l | EC | 60 ml |
| Maneb %80 | WP | 200 g |
| Oxycarboxin % 75 | WP | 75 g |
Begonyada Külleme Hastalığı (Oidium begoniae Putt.)
Belirtileri:
Hastalık bitkinin gövde, yaprak, yaprak sapı ve çiçekte görülür. Yaprakların üzeri önce fungusun misel ve konidilerinden oluşan hafif kirli beyaz bir örtü ile kaplanır. Daha sonra yaprak kahverengileşir ve kurur.

Resim 3. Begonyada Külleme hastalığı
Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
- Temiz bitkilerden çelik alınmalıdır.
- Aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Özellikle üstten sulama yapılmamalıdır.
Kimyasal Mücadele:
| Etkili madde Adı ve Oranı | Formülasyonu | Dozu (preparat) 100 lt suya |
| Dinocap 475 g/l | EC | 30-40 ml |
| Kükürt | WP | 300-350 g |
| Quinomethionate %25 | WP | 30 g |
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü
Çiftçi Eğitimi ve Yayım Serisi
Yayın No: 38|
B İ TK İ HASTALIKLARI
Çevreden ileri gelen hastalık nedenlerini canlı ve cansız nedenler CANSIZ HASTALIK NEDENLER İ : Işık : Rüzgar: Topraktan Kaynaklanan Hastalık Etmenleri AZOT NOKSANLIĞI: MAGNEZYUM NOKSANLIĞI: POTASYUM NOKSANLI Ğ I: DEM İ R NOKSANLI Ğ I: BOR NOKSANLI Ğ I: _________________________________________________ CANLI HASTALIK ETMENLER İ V İ RÜSLER: HIYAR MOZA İ K V İ RÜSÜ & KABAKG İ L SARILIK V İ RÜSÜ & STOLBUR HASTALIKLARI: BAKTER İ LER BAZI ÖNEML İ BAKTER İ LER : DOMATES KANSER HASTALI Ğ I: BAKTER İ YEL LEKE HASTALIKLARI: DOMATES GÖVDE NEKROZU HASTALI Ğ I MANTARLAR BAKTER İ YEL LEKE HASTALIKLARI: DOMATES GÖVDE NEKROZU HASTALI Ğ I MANTARLAR Mantari Hastalıklara Kar ş ı Nasıl Tedbir Alınır:
Mildiyö Hastalıkları: Külleme Hastalıkları: Antraknoz Hastalıkları: Kadife Leke: Cladosporium Cucumerinum (Uyuz veya Zamk hastalı ğ ı) Kur ş uni Küf (Botrytis ) Pas Hastalıkları : Kök ve Saçak Hastalıklar : NEMATODLAR |
| Süs bitkilerinde hastalık ve haşerelerle nasıl mücadele edelim? |
| : Her bitkide konukçu olarak yaşayan zararlı böcekler ve hastalıklar vardır. Bu hastalıklar ve zararlılar mutlaka tanımlanarak zararları tesbit edilerek mücadele yapılmalıdır. Zararlı tesbit edilmeli derken bitkimizi tahrip ettiği seviyede değil, zararlı olacağını gözlemleyerek tedbir alınmalıdır. Hastalıklar ise, mantari, virüsi veya bakteriyel olmakta, bulaşıklığı itibari ile yayılma göstermektedir. Görüldüğü zaman yaptığı tahribatı iyileştirmek mümkün değildir. Ancak tahribatın yayılması durdurulur. Onun için süs bitkilerimizin bilinen hastalıklara karşı hastalık görülmeden ilaçlarla korunması en sağlıklı yoldur. Bitki zararlı ve hastalıklar kavramında mutlaka bir bilene danışınız ve tedaviyi bir bilene yaptırınız. Bahçenizde, evinizde, balkonunuzda; meyva ağaçları, sebzeleriniz, süs bitkileriniz, çiçekleriniz ile ilgili sorunlarınız olduğunda bizi arayınız. Uzman elemanlarımızla problemlerinize çözüm getirelim. |
|
EV YAPIMI BİTKİ İLAÇLARI Bahçe, balkon ve evimizde yetiştirdiğimiz bitkiler sık sık zararlı varlıkların saldırısına uğrar. Envai çeşit böcekler, mantar hastalıkları gözümüz gibi baktığımız bitkilerimizi perişan eder, hatta öldürür. Bu da bizi çevreye zararlı olduğunu çok iyi bildiğimiz bir takım tarım ilaçları kullanmak zorunda bırakır. Genelde bu ilaçları şuursuzca kullanırız. Doğru zamanda, yeterli dozda ilaç kullanmak çok önemlidir. Yanlış zamanda yapılan ilaçlamalar maksadına ulaşamayabilir. Yetersiz doz hastalığı gidermez. Fazla doz bitkiye zarar verir, çevreyi daha fazla kirletir, zehirlenmeye yol açar. En iyisi bu maddeleri hiç kullanmamak diye düşünsek bile mecbur kalabiliyoruz. Halbuki ev bitkilerinde kullanınca havadan soluduğumuz, yediğimiz bitki ve meyvelerle ile vücudumuza aldığımız bu tarz ilaçlar sağlığımıza tahmin edemiyeceğimiz kadar zarar veriyor. Neyse ki bitkilere musallat olan zararlı problemlerini gidermek için küçümsenmiyecek bir alternatifimiz var: "Ev Yapımı Bitki İlaçları" Bazı çevre dostu maddeler ve çeşitli bitkilerden elde edilen ilaçlar bitkilerimizdeki böcek ve mantar problemlerine çare olabilir. Böylece kendimizi ve çevremizi zehirlemeden bitkilerimizi tekrar eski sağlığına kavuşturabiliriz. Biraz zahmetli de olsa hazır kimyasal ilaçları kullanmadan evvel ev yapımı zararsız ilaçları denemekte büyük fayda var. Bu konuyu bir bilene sordum ve aldığım bilgileri sizinle paylaşmak için bu sayfayı hazırladım. Aşağıda yer alan bilgileri veren Ziraat Mühendisi Sayın Mine Pakkaner'e çok teşekkür ederim. ÇEVRE DOSTU BİTKİ İLACI REÇETELERİ Bitkinize ilaç yapmadan önce dikkat edilecek hususlar: Bitkinizin küçük bir yaprağında öncelikle fitotoksite testi yapın. Solüsyonu kaplama yapacak şekilde püskürtün, püsürtme başlığınızın çok ince atması önemli, 24 saat sonra yaprakta bir bozulma yoksa güvenle kullanın. Yalnız bunu güneş altında yapmayın (İlaçlama ve gübreleme ile ilgili hiç bir uygulamayı güneşte yapmayın). Mümkünse gece de yapmayın ki bitkiler geceye kuru girsin. Bitkilerde fungal bir sorun varsa geceleri kuru olmaları çok önemlidir, gece sulama ve ilaçlama yapılmaz. FUNGİSİT ETKİLİ REÇETELER Mantari bitki hastalıklarına karşı kullanılır. ASPİRİN Tohumları aspirin eritilmiş suya koyup bir miktar bekletebilirsiniz, sonra ekersiniz. Aspirinin icindeki salisilik asitin fungusit etkisi var bir miktar da bitki aktivatörü olarak çalışıyor. (Yani, ekeceğiniz tohumları bu karışımda bir miktar bekleterek daha kolay çimlenmelerini de sağlayabilirsiniz) OKSİJENLİ SU Evde uygulayabileceğiniz basit ve çevre dostu bir fungusit de oksijenli sudur. Yarım lt suya bir tatlı kaşığı oksijenli su koyup bitkilere püskürtebilirsiniz. YAĞ,SABUN VE KARBONATLI KARIŞIM 1 yemekkaşığı sıvı bitkisel yağ BİTKİ KARIŞIMI Alman papatyası çiçeği (chammomille) iNSEKTİSİT ETKİLİ REÇETELER Bitkilerde böcek zararlılarına karşı kullanılır. TESBİH AĞACI 2.5 lt suya 1 kg tespih ağacı (melia azedarach) tohumu koyun, tohumları önceden bir güzelce parçalayın, yalnız çekirdekleri serttir, tespih yapımında da kullanılır. 48 saat suda bekletin süzün ve kullanın. Bu etkili bir preparattır. Etkili maddesini içeren hazır insektisitler organik tarımda kullanılmaktadır. ACI BİBER Bir ölçü çok çok acı biber, KÜKÜRT Kükürt birçok mantari hastalıkta kullanıldığı gibi kırmızı örümcekte de çok etkilidir.Çevre dostu, organik tarımda ruhsatlı bir üründür. ÇALI MİNESİ 500 gr çalı mine( lantana camara) yaprağı 1 lt suda kaynatılıp süzülür, afitlere ve genelde tüm emicilere etkilidir. |
| Yazan Administrator | |
| Wednesday, 10 January 2007 | |
|
TOPRAK SOLARİZASYONU
Solarizasyonun uygulanması 2) Toprak nemi 3) Plastik örtüler 4) Uygulama sürüsi (zamanlama)
|
TARIM İLÂÇLARI KULLANIMI
İlâç kullanımında dikkat edilecek hususlar:
Zirai mücadele ilâçları kilitli bir yerde kapalı odada ve dolaplarda, kuru ve serin yerde muhafaza edilmelidir.
Zirai mücadele ilâçları üzerinde ve kullanma talimatlarında gösterilen talimatlara göre kullanılmalıdır.
Koruyucu elbiseler sık sık değiştirilmeli ve temizlenmelidir
Zirai mücadele ilâçları ile çalışırken yemek yenmemeli, sigara içilmemelidir.
İş esnasında ve işten sonra alkollü içkilerin kullanılması çok sakıncalıdır.
İlâçlar deri veya göze temas ettirilmemeli, temas eder ise bol su ile yıkanmalıdır.
Rüzgâra karşı ilâç atılmamalıdır.
Hazırlanan ilâçlardan arta kalanlar çukurlara, derelere, nehirlere vs. dökülmemeli, bunlar için açılan çukurların içine gömülmelidir.
Gündüzler devamlı olarak 8 saatten fazla ve üst üste 6 günden fazla sürelerle mücadeleden kaçınılmalıdır.
Zehirlenme Belirtileri:
Baş ağrısı, aşırı yorgunluk, huzursuzluk, kusma, yüksek ateş, terleme , solunum zorluğu, morarma, kalpte ritim bozukluğu, cilt ve göz kapaklarında titreme, konuşma güçlüğü, görme bozukluğu, göz bebeklerinin küçülmesi, ishal , bayılma .
Zehirlenme Durumunda Yapılması gerekenler:
Hasta uygulama yapılan yerden uzaklaştırılmalıdır.
İlâçlı giysiler üzerinden alınmalı, deriye bulaşmış olan ilâçlar bol su ile yıkanmalıdır.
Hasta bayılmış ise ılık su, tuzlu su, sabunlu su yardımıyla kusturulmalıdır.
Sunni solunum yapılabilir.
Hasta başı yana dönük yatırılmalıdır.
Sıcak tutulmalıdır.
Hasta en kısa sürede hastahaneye götürülmeli zehirlenmeye neden olan ilacın adı doktora açıklanmalıdır.
Zararlılar için size evde yapacağınız basit birkaç tarif...
afitler ve genelde tüm sokucu emiciler ile ısırıcı çiğneyiciler için kaçırıcı, engelleyici ve yok edici tarifler
Tarif 1
2.5 lt suya 1 kg tespih ağacı (melia azedarach) tohumu koyun,
tohumları önceden bir güzelce parçalayın, yalnız çekirdekleri serttir, tespih yapımında da kullanılır.
48 saat suda bekletin süzün ve kullanın. Bu etkili bir preparattır. Etkili maddesini içeren hazır insektisitler organik tarımda kullanılmaktadır.
Tarif 2
Bir ölçü çok çok acı biber,
Bir ölçü pelin( artemisia) yaprağı,
6 ölçü su
Biber ve pelini parçalayıcıdan birlikte geçirin ve suya koyun,
Bir taşım kaynatın, soğumaya ve çökelmeye bırakın, süzün.
Yaprak bitlerine ve beyaz sineğe çok etkilidir,
sümüklü böcek ve salyangozlar için kaçırıcıdır.
Pelin
Salyongoz için toprağa, beyaz sinek için yaprağa vereceksiniz.Ancak solüsyonun az bir miktarını önce fitotoksite için bir parça yaprakta denemeyi unutmayın
Tarif 3
Kükürt birçok mantari hastalıkta kullanıldığı gibi kırmızı örümcekte de çok etkilidir.Çevre dostu, organik tarımda ruhsatlı bir üründür.
Tarif 4
500 gr çalı mine (lantana camara) yaprağı 1 lt suda kaynatılıp süzülür, afitlere ve genelde tüm sokucu emicilere etkilidir.
Tarif 5
1 lt suya 2 çorba kaşığı arap sabunu eritin içine 2 kaşık sıvı yağ koyun, 3 diş sarımsağı da ezin,karışıma ekleyin (sarımsak kokusu size kötü geliyorsa koymayabilirsiniz ancak böcekler üzerinde kaçırıcı etkisi var.) Bu solüsyonu çalkalayarak kullanın. Yoksa yağ yukarı çıkar, püskürtücünün hortumu dipte olduğu için sadece sabunlu su atmış olursunuz.
Tarif 6
1ölçü taze adaçayı veya kekik yaprağını 2 ölçü sıcak suya katın ve blendırdan geçirip karışımı bir gece bekletin süzün.İçin 1/ 4 ölçü sıvı sabun katın, çalkayın , püskürtün.
Tarif 7
Patates bitkisinin yapraklarını ve dallarını doğrayıp üzerini örtecek kadar su koyun, kaynatın. Yapraklar yumuşayıp pişince kapatın kendi soğusun ve sabaha kadar beklesin.Süzün kullanın.Yaprak bitlerine, tırtıllara karşı etkilidir.
Tarif 8
Domates bitkisinin yapraklarını ve dallarını doğrayıp üzerini örtecek kadar su koyun.Sabaha kadar beklesin.Süzün kullanın.Yaprak bitlerine, tırtıllara karşı etkilidir.
Bütün yapacağınız ilaçlamalarda en önemli kural iyi bir kaplama yapmak ve ince püskürten bir başlık kullanmaktır. İlaç yapraklara sis gibi gelmelidir. Yoksa siz su damlası gibi fıs fıs ilaç atarsanız bitkiye , yaprak altları da ıslanmazsa ilacı hazırlamak için harcayacağınız emeğe değmez , sonuç alamaz, bir de işe yaramadı dersiniz
Tütünden yapılan böcek ilaçlarını duymuş olmalısınız ancak ancak bu riskli bir böcek ilacı neden derseniz , zaten domates, biber ve patlıcan gibi Solanaceae familyası üyelerine toksik. Üstelik de tütün mozaik virüsü biber ve domateste, hatta 100 küsur bitki türünde bulaşıcı ve tehlikeli. Üstelik de virüs hastalıkları tedavi de olmuyor.
Evet tütüne ulaşmak kolay ama elimizle bitkilerimize süs bitkileri de buna dahil, patojen aşılamak da cabası. Bence siz tütünlü preparatlara zaten biberleriniz dolayısıyla asla itibar etmeyin. Bu konuyu uzun uzadıya yazmamın nedeni maalesef herkes tarafından bilinip uygulanan riskli bir formül oluşu. Şu tütün ne enteresan, insana, hayvana, bitkiye toksik etkili.Onu öldüren virüsü bile baş derdi.

Beyaz sinek

Yaprak biti

Sümüklü böcek

Salyangoz

































